Genel bakış

Amenore, adet görmesi gereken bir kadında adet kanamasının olmaması durumudur. Bu durum iki farklı şekilde ortaya çıkabilir: primer amenore ve sekonder amenore.

Primer amenore, 15 yaşına kadar hiç adet görmemiş bir kızda adet kanamasının başlamaması durumudur. Sekonder amenore ise daha önce düzenli veya düzensiz adetleri olan bir kadında, hamile olmadığı halde adet kanamasının 3 ay veya daha uzun süre durması anlamına gelir.

Amenore bir hastalık değil, altta yatan bir sorunun belirtisidir. Hamilelik, emzirme ve menopoz gibi doğal nedenlerle adet görmemek normaldir. Ancak bu dönemler dışında amenore, hormonal dengesizlikler, yumurtalık sorunları, rahim yapısal bozuklukları veya beyin bezinin fonksiyon bozuklukları gibi durumların işareti olabilir.

Amenore tedavi edilmezse bazı komplikasyonlara yol açabilir. Östrojen hormonu eksikliği kemik erimesine (osteoporoz) neden olabilir. Adetin olmaması aynı zamanda doğurganlık sorunlarına işaret edebilir ve tedavi edilmediğinde hamile kalmayı zorlaştırabilir. Bazı amenore nedenleri uzun vadede rahim kanseri riskini artırabilir.

Tedavi, altta yatan nedene göre değişir. Hormonal dengesizlikler ilaçlarla düzeltilebilir, yapısal sorunlar cerrahi ile çözülebilir ve yaşam tarzı değişiklikleri bazı durumlarda adet düzenini yeniden sağlayabilir. Erken tanı ve uygun tedavi, hem fiziksel hem de duygusal sağlık açısından önemlidir.

Amenore yaşayan kadınların çoğu tedavi ile normal adet döngüsüne geri dönebilir. Ancak her kadının durumu farklıdır ve kişiselleştirilmiş tedavi yaklaşımı gerekir.

Amenore belirtileri

Ameorenin ana belirtisi adet kanamasının olmamasıdır. Ancak altta yatan nedene bağlı olarak başka belirtiler de eşlik edebilir.

  • Adet kanamasının olmaması. Primer amenorede 15 yaşına kadar hiç adet başlamamıştır. Sekonder amenorede ise daha önce adet gören bir kadında hamilelik, emzirme veya menopoz dışında 3 ay veya daha uzun süre adet görmeme durumu vardır. Bu tek başına bir belirtidir ancak nedeni anlamak için diğer belirtilere dikkat etmek gerekir.
  • Süt sızıntısı (Galaktorе). Hamile olmayan veya emzirmeyen bir kadında meme ucundan süt benzeri akıntı olması, hipofiz bezinde prolaktin hormonu fazlalığına işaret edebilir. Prolaktin yüksekliği yumurtlamayı engeller ve amenoreye neden olur. Bu durum prolaktinoma adı verilen hipofiz tümörü veya bazı ilaçların yan etkisi olabilir.
  • Aşırı kıllanma (Hirsutizm). Yüzde, göğüste, sırtta veya karın bölgesinde erkek tipi kıllanma artışı, yüksek androjen (erkeklik hormonu) seviyelerini gösterebilir. Bu durum polikistik over sendromu (PCOS) veya adrenal bez bozukluklarının belirtisi olabilir. Aynı zamanda akne, saç dökülmesi ve ses kalınlaşması da görülebilir.
  • Sıcak basması ve gece terlemeleri. Östrojen eksikliği olan kadınlarda menopoza benzer belirtiler görülebilir. Ani sıcaklık hissi, kızarma ve gece boyunca aşırı terleme, erken yumurtalık yetmezliği veya prematür menopozun işaretleri olabilir. Bu belirtiler genellikle 40 yaşın altındaki kadınlarda anormal kabul edilir.
  • Vajinal kuruluk. Östrojen eksikliği vajinal dokuda incelmeye ve kuruluk hissine neden olur. Bu durum cinsel ilişki sırasında ağrıya veya rahatsızlığa yol açabilir. Libido azalması da eşlik edebilir. Genç kadınlarda bu belirtiler hormonal dengesizliği gösterir.
  • Baş ağrısı ve görme problemleri. Hipofiz bezinde tümör (genellikle iyi huylu prolaktinoma) olan kadınlarda, tümör büyüdükçe göz sinirlerine baskı yapabilir. Bu durum baş ağrısı, çift görme veya periferik görme kaybına neden olabilir. Bu belirtiler acil tıbbi değerlendirme gerektirir çünkü hipofiz tümörleri tedavi edilmezse kalıcı hasara yol açabilir.
  • Kilo değişiklikleri. Hızlı kilo kaybı veya çok düşük vücut ağırlığı (özellikle yeme bozukluklarında) amenoreye neden olabilir. Tersine, PCOS'ta hızlı kilo alımı ve obezite sık görülür. Vücut yağ oranının çok düşük olması (atletlerde veya anoreksiya nervozada) hormonal düzenlemeyi bozar ve adet döngüsünü durdurur.
  • Akne ve yağlı cilt. Androjen fazlalığı olan kadınlarda cilt yağlanması artar ve akne sorunu görülür. PCOS'un yaygın belirtilerinden biridir. Genellikle hirsutizm ve kilo alımı ile birlikte görülür.
  • Pelvik ağrı. Bazı yapısal sorunlarda (rahim veya vajina anormallikleri) adet kanı birikebilir ve pelvik ağrıya neden olabilir. Adet varmış gibi kramp ağrıları olabilir ancak kanama olmaz. Bu durum imperforat himen (zarın delik olmaması) veya rahim boynunun kapalı olması gibi anatomik sorunlardan kaynaklanır.

Ne zaman doktora görünmeli

Aşağıdaki durumlarda mutlaka doktora başvurun:

15 yaşına kadar adet başlamamışsa veya ikincil cinsel özellikler (göğüs gelişimi, kıllanma) 13 yaşına kadar başlamamışsa, primer amenore değerlendirilmesi gerekir. 16 yaşında göğüs gelişimi varsa ancak adet yoksa, değerlendirme yapılmalıdır.

Daha önce düzenli adetleri olan bir kadında 3 ay boyunca adet gelmiyorsa (hamile değilse) sekonder amenore için doktora başvurulmalıdır. Hamilelik testinin negatif olduğundan emin olun.

Süt sızıntısı, aşırı kıllanma, şiddetli akne, görme problemleri veya baş ağrısı gibi belirtiler varsa, bunlar ciddi hormonal bozuklukların işareti olabilir. Erken değerlendirme önemlidir.

Hamile kalmaya çalışıyorsanız ve düzensiz veya hiç adetiniz yoksa, doğurganlık değerlendirmesi için hemen başvurun. Erken tedavi hamile kalma şansını artırır.

Amenore nedenleri

Amenorenin birçok farklı nedeni vardır. Doğal nedenler, hormonal dengesizlikler, yapısal sorunlar ve yaşam tarzı faktörleri amenoreye yol açabilir.

  • Hamilelik ve emzirme. Hamilelik, sekonder ameorenin en yaygın ve doğal nedenidir. Doğumdan sonra emzirme döneminde de adet görmemek normaldir çünkü prolaktin hormonu yumurtlamayı baskılar. Emzirme süresi ve sıklığına bağlı olarak bazı kadınlar aylarca veya yıllarca adet görmeyebilir. Bu tamamen doğal bir süreçtir ve endişe edilmemelidir.
  • Menopoz. Menopoz genellikle 45-55 yaş arasında gerçekleşir ve yumurtalıkların yumurta üretimini durdurması nedeniyle adet kesilir. Menopoza geçiş döneminde (perimenopoz) adetler düzensizleşir ve sonunda tamamen durur. Menopoz doğal bir yaşlanma sürecidir. Ancak 40 yaşın altında adet kesiliyorsa bu erken menopoz (prematür yumurtalık yetmezliği) olabilir ve tedavi gerektirir.
  • Polikistik over sendromu (PCOS). PCOS, üreme çağındaki kadınlarda en yaygın hormonal bozukluktur ve sekonder ameorenin sık nedenlerinden biridir. PCOS'ta yumurtalıklarda çok sayıda küçük kist oluşur, androjen hormonları yükselir ve yumurtlama düzensizleşir veya tamamen durur. PCOS belirtileri arasında düzensiz adetler veya amenore, aşırı kıllanma, akne, kilo alımı ve infertilite yer alır. PCOS insülin direnci ve tip 2 diyabet riskini de artırır.
  • Hipofiz bezinin sorunları. Hipofiz bezi beyinde yer alır ve üreme hormonlarını (FSH, LH) düzenler. Hipofiz tümörü (genellikle iyi huylu prolaktinoma) prolaktin hormonunu aşırı salgılar; bu yumurtlamayı engeller ve amenoreye neden olur. Sheehan sendromu, doğum sırasında ciddi kan kaybı sonucu hipofiz bezinin hasar görmesidir ve amenoreye yol açar. Hipofiz bezine radyasyon tedavisi veya cerrahi de fonksiyonunu bozabilir.
  • Tiroid bozuklukları. Tiroid bezinin aşırı çalışması (hipertiroidizm) veya yetersiz çalışması (hipotiroidizm) adet döngüsünü etkileyebilir. Hipotiroidizm özellikle düzensiz adetler ve amenoreye neden olabilir. Tiroid hormonları üreme hormonlarıyla etkileşime girer; bu nedenle tiroid fonksiyonunun normal olması düzenli adet için önemlidir.
  • Prematür yumurtalık yetmezliği (Erken menopoz). 40 yaşın altındaki kadınlarda yumurtalıkların yumurta üretimini durdurması anormal bir durumdur. Genetik faktörler, otoimmün hastalıklar, kemoterapi veya radyasyon tedavisi erken yumurtalık yetmezliğine neden olabilir. Belirtiler menopoz belirtilerine benzer: sıcak basması, gece terlemeleri, vajinal kuruluk ve infertilite. Erken tanı ve östrojen tedavisi kemik erimesi riskini azaltır.
  • Yapısal veya anatomik sorunlar. Bazı kadınlarda doğuştan rahim veya vajina yokluğu (Mayer-Rokitansky-Küster-Hauser sendromu) olabilir. Imperforat himen (zarın delik olmaması) adet kanının dışarı çıkmasını engeller; ağrılı pelvik kitle oluşur. Asherman sendromu, rahim içinde yapışıklıklar veya skar dokusunun oluşmasıdır (genellikle küretaj veya enfeksiyondan sonra); bu rahim astarının kalınlaşmasını ve adet kanamasını engeller.
  • Aşırı egzersiz ve düşük vücut yağı. Profesyonel atletler, balerinler ve maraton koşucuları gibi yoğun egzersiz yapan kadınlarda amenore sık görülür. Vücut yağ oranı çok düşük olduğunda (genellikle %15-17'nin altında) beyin yeterli enerji rezervi olmadığını algılar ve üreme fonksiyonlarını baskılar. Bu "atletik amenore" veya "hipotalamik amenore" olarak bilinir. Egzersiz miktarı azaltılıp kilo alındığında adetler genellikle geri döner.
  • Yeme bozuklukları. Anoreksiya nervoza ve bulimiya nervoza gibi yeme bozuklukları ciddi kilo kaybına ve beslenme yetersizliğine neden olur. Vücut açlık moduna girer ve üreme hormonlarının salgılanmasını durdurur. Aşırı kilo kaybı, düşük vücut yağı ve yetersiz beslenme hipotalamik amenoreye yol açar. Tedavi edilmediğinde kemik erimesi, kalp sorunları ve infertilite riski artar.
  • Stres ve psikolojik faktörler. Kronik yoğun stres, travma, depresyon veya anksiyete bozuklukları adet döngüsünü etkileyebilir. Stres hormonu kortizol, üreme hormonlarının düzenlenmesini bozar ve yumurtlamayı engelleyebilir. Stres kaynaklı amenore genellikle geçicidir ve stres azaldığında adetler geri döner. Ancak kronik stres uzun süreli amenoreye neden olabilir.
  • İlaçlar. Bazı ilaçlar amenoreye neden olabilir. Antipsikotikler ve bazı antidepresanlar prolaktin seviyelerini yükseltir. Kemoterapi ilaçları yumurtalıklara hasar verebilir. Doğum kontrol ilaçları bırakıldıktan sonra bazı kadınlarda adetlerin geri dönmesi aylar alabilir (post-pill amenore). Uzun etkili doğum kontrol yöntemleri (Depo-Provera enjeksiyonları) de amenoreye neden olabilir.
  • Obezite. Aşırı kilo ve obezite hormonal dengesizliğe yol açabilir. Yağ dokusu östrojen üretir; aşırı yağ dokusu östrojen seviyelerini dengesiz şekilde yükseltir ve yumurtlama döngüsünü bozar. Obezite ayrıca insülin direnci ve PCOS riskini artırır. Sağlıklı kilo kaybı birçok obez kadında adet düzenini geri getirebilir.
  • Konjenital adrenal hiperplazi. Bu genetik durum, adrenal bezlerin kortizol yerine fazla androjen (erkeklik hormonu) üretmesine neden olur. Yüksek androjen seviyeleri yumurtlamayı engeller ve amenoreye yol açar. Aynı zamanda aşırı kıllanma, akne ve genital belirsizlik (ciddi vakalarda) görülebilir.

Amenore komplikasyonları

Tedavi edilmeyen amenore çeşitli sağlık sorunlarına yol açabilir. Komplikasyonlar amenorenin nedenine ve süresine bağlıdır.

  • Osteoporoz (Kemik erimesi). Östrojen hormonu kemik yoğunluğunu korur. Uzun süreli amenorede östrojen eksikliği kemik kaybını hızlandırır ve genç yaşta bile osteoporoz gelişebilir. Kemikler kırılgan hale gelir ve kırık riski artar. Erken yumurtalık yetmezliği, hipotalamik amenore ve uzun süreli emzirme kemik sağlığını olumsuz etkiler. Östrojen tedavisi ve kalsiyum-D vitamini takviyesi kemik kaybını yavaşlatabilir.
  • İnfertilite (Kısırlık). Amenore genellikle yumurtlamanın olmadığı anlamına gelir. Yumurtlama olmadan doğal olarak hamile kalmak mümkün değildir. PCOS, hipofiz bozuklukları ve prematür yumurtalık yetmezliği infertiliteye yol açar. Tedavi ile yumurtlama uyarılabilir ve birçok kadın hamile kalabilir. Ancak bazı durumlarda (erken menopoz gibi) yardımcı üreme teknikleri gerekebilir.
  • Kardiyovasküler sorunlar. Östrojen kalp ve damar sağlığını korur. Uzun süreli östrojen eksikliği kalp hastalığı riskini artırabilir. Erken menopozdaki kadınlar özellikle yüksek risk altındadır. Kolesterol seviyeleri bozulabilir ve damar sertliği artabilir. Östrojen replasman tedavisi bu riski azaltmaya yardımcı olabilir.
  • Endometrial hiperplazi ve kanser riski. PCOS gibi kronik yumurtlama bozukluklarında, östrojen salgılanır ancak progesteron salgılanmaz. Bu dengesizlik rahim astarının (endometriyum) aşırı kalınlaşmasına neden olabilir (hiperplazi). Tedavi edilmezse endometrial hiperplazi rahim kanseri riskini artırır. Düzenli progesteron tedavisi veya doğum kontrol hapları bu riski azaltır.
  • Pelvik ağrı ve enfeksiyon riski. Yapısal sorunlarda (imperforat himen, rahim boynunun kapalı olması) adet kanı birikir ve pelvik enfeksiyon (hematometra, hematocolpos) riskini artırır. Bu durum şiddetli ağrıya ve fertilite sorunlarına yol açabilir. Cerrahi düzeltme genellikle gereklidir.
  • Psikolojik etkiler. Amenore özellikle genç kadınlarda anksiyete, depresyon ve benlik saygısı sorunlarına neden olabilir. İnfertilite endişesi, beden imajı sorunları ve sosyal izolasyon görülebilir. Hamile kalmaya çalışan kadınlarda stres ve hayal kırıklığı yaygındır. Psikolojik destek tedavinin önemli bir parçasıdır.
  • Hormonal dengesizliklerin diğer etkileri. PCOS'ta yüksek androjen seviyeleri hirsutizm, akne ve saç dökülmesine neden olur. İnsülin direnci tip 2 diyabet, yüksek tansiyon ve metabolik sendrom riskini artırır. Hipofiz tümörleri tedavi edilmezse görme kaybına ve nörolojik sorunlara yol açabilir.

Amenore tanısı

Amenore tanısı koymak için doktorunuz tıbbi geçmişinizi değerlendirir, fizik muayene yapar ve çeşitli testler önerir. Tanı süreci amenorenin nedenini bulmaya odaklanır.

İlk olarak doktorunuz adet geçmişinizi sorgular. İlk adetiniz ne zaman başladı, adet döngüleriniz düzenli miydi, en son ne zaman adet gördünüz, hamilelik veya emzirme durumunuz gibi sorular sorulur. Belirtileriniz, ilaç kullanımınız, stres seviyeleri, egzersiz alışkanlıklarınız ve beslenme durumunuz değerlendirilir.

Fizik muayene sırasında boyu, kilonuz ve vücut kitle indeksiniz ölçülür. Tiroid bezi muayene edilir. Göğüslerde süt sızıntısı olup olmadığı kontrol edilir. Aşırı kıllanma, akne veya cilt değişiklikleri değerlendirilir. Pelvik muayene yapılarak rahim ve yumurtalıklar değerlendirilir, anatomik anormallikler araştırılır.

Testler

Amenore nedenini belirlemek için yapılan testler şunları içerebilir:

  • Hamilelik testi. Üreme çağındaki her kadında amenorenin ilk nedeni hamilelik olasılığıdır. İdrar veya kan hamilelik testi yapılır. Hamilelik dışlandıktan sonra diğer nedenler araştırılır.
  • Hormonal kan testleri. Çeşitli hormonların kan seviyeleri ölçülür. FSH (folikül stimüle edici hormon) ve LH (lüteinizan hormon) yumurtalık fonksiyonunu değerlendirir; yüksek FSH erken menopoz işareti olabilir. Prolaktin seviyesi ölçülür; yüksek prolaktin hipofiz tümörünü gösterebilir. Tiroid hormonları (TSH, T4) tiroid fonksiyonunu değerlendirir. Östrojen ve progesteron seviyeleri yumurtalık fonksiyonunu gösterir. Testosteron ve DHEAS androjen fazlalığını (PCOS, adrenal sorunlar) tespit eder.
  • Progesteron çekilme testi. Doktor size birkaç gün progesteron ilacı verebilir. İlaç kesildikten sonra 2-7 gün içinde adet kanaması geliyorsa, yumurtalıklar östrojen üretiyor demektir ve sorun yumurtlama eksikliğidir. Kanama gelmiyorsa, östrojen seviyesi çok düşük veya rahim sorunu olabilir.
  • Pelvik ultrason. Ultrason yumurtalıkları, rahmi ve diğer pelvik organları görüntüler. PCOS'ta yumurtalıklarda çok sayıda küçük kist görülebilir. Yapısal anormallikler (rahim yokluğu, rahim şekli bozuklukları) tespit edilir. Rahim astarının kalınlığı değerlendirilir. Yumurtalık kistleri veya tümörleri görülebilir.
  • Beyin MR veya BT taraması. Prolaktin seviyesi yüksekse veya hipofiz bozukluğu şüphesi varsa, hipofiz bezi görüntülenir. MR veya BT taraması hipofiz tümörlerini (prolaktinoma) tespit edebilir. Tümörün boyutu ve komşu yapılara baskısı değerlendirilir.
  • Histeroskopi veya histerogram. Asherman sendromu (rahim içi yapışıklıklar) şüphesinde, rahimin içini görmek için histeroskopi yapılabilir. İnce bir kamera vajina yoluyla rahime yerleştirilir. Histerogram (HSG) röntgen ile rahim boşluğunu ve tüpleri görüntüler.
  • Genetik testler. Primer amenorede veya erken menopoz şüphesinde kromozom analizi (karyotip) yapılabilir. Turner sendromu (45,X) en yaygın genetik nedenlerden biridir. Fragile X premutasyonu taşıyıcılığı test edilebilir.
  • Kemik yoğunluğu testi (DEXA). Uzun süreli amenorede kemik kaybını değerlendirmek için kemik dansitometrisi yapılabilir. Özellikle atletik amenore veya anoreksiya nervozada önemlidir. Osteoporoz riski yüksekse tedavi planlanır.

Amenore tedavisi

Amenore tedavisi altta yatan nedene göre değişir. Tedavinin amacı, normal adet döngüsünü geri getirmek, komplikasyonları önlemek ve doğurganlığı korumaktır.

Yaşam Tarzı Değişiklikleri

Bazı amenore türlerinde yaşam tarzı değişiklikleri tek başına etkili olabilir. Özellikle hipotalamik amenorede bu yaklaşım önemlidir.

  • Kilo yönetimi. Düşük kilolu kadınlarda sağlıklı kilo almak amenoreyi düzeltebilir. Hedef VKİ'yi 18,5-24,9 aralığına getirmektir. Beslenme uzmanından destek alarak yeterli kalori ve besin alımı sağlanmalıdır. Obez kadınlarda kilo kaybı (VKİ'yi 30'un altına indirmek) hormonal dengeyi düzeltebilir ve özellikle PCOS'ta yumurtlamayı geri getirebilir. %5-10 kilo kaybı bile önemli iyileşme sağlayabilir.
  • Egzersiz düzenlemesi. Aşırı egzersiz yapan kadınlar antrenman yoğunluğunu ve süresini azaltmalıdır. Haftada 5 saatten az ve orta şiddette egzersiz hedeflenmelidir. Dinlenme günleri eklemek ve çok yoğun kardiyodan kaçınmak önemlidir. Egzersiz azaltıldığında ve kilo alındığında birçok atlet adetlerini geri kazanır.
  • Stres yönetimi. Kronik stres kaynaklarını azaltmak ve başa çıkma mekanizmaları geliştirmek önemlidir. Meditasyon, yoga, derin nefes egzersizleri ve mindfulness teknikleri yararlıdır. Psikoterapi veya danışmanlık stresli yaşam olaylarıyla başa çıkmaya yardımcı olabilir. Yeterli uyku (7-9 saat) hormonal dengeyi destekler.
  • Dengeli beslenme. Yeme bozukluğu olan kadınlar beslenme rehabilitasyonu ve psikolojik tedavi almalıdır. Yeterli kalori, protein, sağlıklı yağlar ve mikrobesinler (kalsiyum, D vitamini, demir) alımı önemlidir. Çok düşük kalorili diyetlerden ve aşırı kısıtlamadan kaçınılmalıdır.

İlaç Tedavisi

Hormonal dengesizliklerde ilaç tedavisi genellikle gereklidir. Tedavi nedene göre kişiselleştirilir.

  • Hormonal doğum kontrol. Kombine oral kontraseptifler (östrojen + progesteron içeren haplar) PCOS'ta adet düzenini sağlar, androjen seviyelerini düşürür ve rahim astarını korur. Adet düzenliliği sağlanır ancak yumurtlama olmaz (hamile kalmayı planlayan kadınlar için uygun değil). Doğum kontrol hapları aynı zamanda hirsutizm ve akneyi iyileştirir. Östrojen kemik sağlığını korur.
  • Progestin tedavisi. PCOS'ta veya kronik yumurtlama bozukluklarında, rahim astarını korumak için periyodik progestin (medroksiprogesterone) verilebilir. Ayda bir 10-14 gün progestin kullanımı sonrası çekilme kanaması oluşur. Bu endometrial hiperplazi ve kanser riskini azaltır. Hamile kalmayı planlamayanlar için uygundur.
  • Yumurtlama uyarıcıları. Hamile kalmak isteyen kadınlarda klomifen sitrat veya letrozol yumurtlamayı uyarabilir. Bu ilaçlar yumurtalıkları yumurta üretmeye teşvik eder. PCOS'ta sıklıkla kullanılır. Gonadotropin enjeksiyonları (FSH, LH) daha dirençli vakalarda kullanılabilir. Yumurtlama izlemi ultrason ve hormonal testlerle yapılır.
  • Metformin. PCOS'ta insülin direnci varsa metformin kullanılabilir. Metformin kan şekerini düzenler, insülin duyarlılığını artırır ve yumurtlamayı iyileştirebilir. Özellikle obez veya diyabetik PCOS hastalarında etkilidir. Tek başına veya klomifen ile birlikte kullanılabilir.
  • Bromokriptin veya kabergolin. Yüksek prolaktin seviyelerinde (hiperprolaktinemi, prolaktinoma) bu ilaçlar prolaktin seviyesini düşürür. Tedavi ile prolaktin normale döndüğünde yumurtlama ve adet genellikle geri döner. İlaçlar hipofiz tümörünü küçültebilir. Süt sızıntısı da düzelir.
  • Östrojen ve progesteron replasman tedavisi. Erken yumurtalık yetmezliğinde veya prematür menopozdaki kadınlara hormon replasman tedavisi (HRT) verilir. Östrojen kemik kaybını önler, sıcak basmalarını azaltır ve kalp sağlığını korur. Progesteron rahmi korur (rahmi olanlarda). HRT genellikle doğal menopoz yaşına (50 yaş civarı) kadar önerilir.
  • Tiroid ilaçları. Hipotiroidizm varsa levotiroksin (sentetik tiroid hormonu) verilir. Tiroid hormonları normale döndüğünde adet düzeni genellikle düzelir. Hipertiroidizmde antitiroid ilaçlar veya radyoiyot tedavisi kullanılır.
  • Glukokortikoidler. Konjenital adrenal hiperplazide kortizol yerine geçen ilaçlar (hidrokortizon, deksametazon) androjen seviyelerini düşürür ve yumurtlamayı geri getirir.

Cerrahi Tedavi

Yapısal sorunlarda cerrahi düzeltme gerekebilir. Cerrahi tedavi nedene göre değişir.

  • Histeroskopik cerrahi. Asherman sendromunda (rahim içi yapışıklıklar) histeroskopi ile yapışıklıklar kesilir. İşlem sonrası östrojen tedavisi yapışıklık tekrarını önlemeye yardımcı olur. Başarılı tedavi sonrası adetler geri dönebilir ve hamilelik mümkün olabilir.
  • Imperforat himen onarımı. Zarın delik olmaması durumunda küçük bir cerrahi kesikle zar açılır. Birikmiş adet kanı boşalır ve gelecekteki adetlerin dışarı çıkması sağlanır. Basit bir işlemdir ve genellikle tamamen iyileştirir.
  • Hipofiz tümörü cerrahisi. Büyük prolaktinoma veya ilaçlara yanıt vermeyen tümörlerde cerrahi çıkarma (transsfenoidal cerrahi) gerekebilir. Tümör göz sinirlerine baskı yapıyorsa acil cerrahi gerekir. Ameliyat sonrası hormonal tedavi gerekebilir.
  • Yumurtalık cerrahisi. PCOS'ta ilaçlara yanıt vermeyen bazı kadınlarda laparoskopik난yumurtalık drillingi (LOD) yapılabilir. Yumurtalıklarda küçük delikler açılır; bu androjen seviyelerini düşürebilir ve yumurtlamayı geri getirebilir. Ancak bu prosedür artık nadiren kullanılır çünkü ilaç tedavileri genellikle etkilidir.

Yardımcı Üreme Teknikleri

Tedaviye rağmen doğal yumurtlama sağlanamazsa veya erken menopoz varsa, yardımcı üreme teknikleri düşünülebilir.

  • In vitro fertilizasyon (IVF - Tüp bebek). Yumurtalıklar ilaçlarla uyarılır, yumurtalar toplanır, laboratuvarda spermle döllenir ve embriyo rahme yerleştirilir. PCOS, düşük yumurtalık rezervi ve diğer yumurtlama sorunlarında kullanılabilir.
  • Donör yumurta. Erken menopoz veya yumurtalık yetmezliğinde kendi yumurtası olmayan kadınlar donör yumurta kullanabilir. Donör yumurtası spermle döllenir ve embriyo kadının rahmine transfer edilir. Hamilelik ve doğum mümkündür.
  • Yumurta dondurma. Kemoterapi veya radyasyon tedavisi öncesi genç kadınlar gelecekteki doğurganlıklarını korumak için yumurta dondurabilir. Yumurtalar tedavi öncesi toplanır, dondurulur ve ileride kullanılır.

Önleme

Bazı amenore nedenleri önlenemez (genetik durumlar gibi), ancak yaşam tarzı değişiklikleri risk azaltmaya yardımcı olabilir.

  • Sağlıklı kilo aralığında kalın. VKİ'nizi 18,5-24,9 aralığında tutmaya çalışın. Çok düşük veya çok yüksek kilo hormonal dengeyi bozabilir. Sağlıklı, dengeli beslenme ve düzenli orta şiddette egzersiz kilo yönetiminde yardımcı olur.
  • Aşırı egzersizden kaçının. Egzersiz sağlıklıdır ancak aşırısı zararlıdır. Haftada 5 saatten fazla yoğun egzersiz amenore riskini artırabilir. Dinlenme günleri ekleyin ve vücudunuzu dinleyin. Adet döneminiz düzensizleşirse veya durursa egzersiz miktarını azaltın.
  • Stresi yönetin. Kronik stres hormonal dengeyi bozar. Düzenli gevşeme teknikleri (meditasyon, yoga, nefes egzersizleri) uygulayın. Yeterli uyku alın ve sosyal destek arayın. Gerekirse terapist veya danışmandan yardım alın.
  • Dengeli beslenin. Yeterli kalori, protein, sağlıklı yağlar, vitamin ve mineral alın. Aşırı kısıtlayıcı diyetlerden kaçının. Yeme bozukluğu belirtileri fark ederseniz profesyonel yardım alın.
  • Düzenli jinekolojik kontroller. Yılda en az bir kez jinekoloğa gidin. Adet düzensizlikleri erken fark edildiğinde tedavi daha kolaydır. 15 yaşına kadar adet başlamamışsa veya 3 ay adet gelmiyorsa doktora başvurun.
  • İlaç yan etkilerine dikkat edin. Reçeteli ilaçlar alıyorsanız ve adetiniz duruyorsa doktorunuza bildirin. Bazı ilaçların yan etkileri olabilir ve alternatif seçenekler mevcuttur.
  • Sağlık durumlarınızı kontrol altında tutun. Diyabet, tiroid hastalığı veya PCOS gibi durumlarınız varsa düzenli takip ve tedavi önemlidir. Kontrol altındaki hastalıklar amenore riskini azaltır.
  • Sigara ve aşırı alkol kullanımından kaçının. Sigara erken menopoz riskini artırır. Aşırı alkol hormonal dengeyi bozabilir. Sağlıklı yaşam tarzı tercihleri üreme sağlığını korur.

Amenore randevunuza hazırlanma

Amenore şüphesiyle veya tanısıyla doktora gitmek endişe yaratabilir. Ancak hazırlıklı gitmeniz hem tanı sürecini kolaylaştırır hem de tedavi seçeneklerini daha net anlamanıza yardımcı olur.

Yapabilecekleriniz:

  • Adet geçmişinizi not edin (İlk adet yaşı, son adet tarihi, döngü düzeni).
  • Belirtilerinizi yazın (Sıcak basması, süt sızıntısı, aşırı kıllanma, kilo değişimi).
  • Önceki jinekolojik testleriniz varsa getirin (Hormon testleri, ultrason raporları).
  • Kullandığınız tüm ilaçları listeleyin (Reçeteli, reçetesiz, doğum kontrol, bitkisel ürünler).
  • Geçmiş hamilelik, doğum veya düşük öyküsünü hazırlayın.
  • Ailede erken menopoz veya amenore varsa belirtin.
  • Egzersiz ve beslenme alışkanlıklarınızı değerlendirin.
  • Stres seviyenizi ve psikolojik durumunuzu düşünün.
  • Hamile kalmayı planlıyor musunuz belirtin.
  • Sorularınızı önceden yazın.
  • Mümkünse bir yakınınızla gidin.

Doktorunuza sorabileceğiniz sorular:

  • Amenoremin nedeni nedir?
  • Hamile kalabilir miyim?
  • Hangi tedavi seçenekleri var?
  • İlaç kullanmam gerekir mi? Ne kadar süre?
  • Yaşam tarzı değişiklikleri yeterli olabilir mi?
  • Kemik sağlığım risk altında mı?
  • Ne zaman adetlerimi geri kazanabilirim?
  • Takip sıklığı nasıl olacak?
  • Uzun vadeli sağlık riskleri neler?
  • Doğurganlığımı korumak için ne yapabilirim?

Doktorunuz size şunları sorabilir:

  • İlk adetiniz ne zaman başladı?
  • En son ne zaman adet gördünüz?
  • Hamile olma ihtimaliniz var mı?
  • Daha önce düzenli adetleriniz oldu mu?
  • Belirtileriniz neler? (Sıcak basması, süt sızıntısı, kıllanma?)
  • Kilonuz son zamanlarda değişti mi?
  • Ne kadar egzersiz yapıyorsunuz?
  • Stres seviyeniz nasıl?
  • Ailede amenore veya erken menopoz var mı?
  • İlaç veya doğum kontrol kullanıyor musunuz?
Paylaş:

1- Amenorrhea: A Systematic Approach to Diagnosis and Management — a comprehensive clinical review on evaluating and managing amenorrhea. https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/31259490/

2- Amenorrhea — overview of primary and secondary amenorrhea definitions, causes, and evaluations. https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/29489290/

3- Current Evaluation of Amenorrhea: A Committee Opinion — updated clinical approach for diagnosing amenorrhea. https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/38456861/

4- Etiology and Management of Amenorrhea in Adolescents — details on causes and treatment considerations in younger women. https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/35525789/

5- Approach to the Patient With New-Onset Secondary Amenorrhea — discussion on evaluation and clinical priorities for secondary amenorrhea. https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/34693971/