Genel Bakış
Akut koroner sendrom, kalp kasına kan taşıyan damarlarda aniden meydana gelen bir tıkanma veya ciddi daralma sonucu ortaya çıkan acil durumların genel adıdır. Bu durum kalp krizini (miyokart enfarktüsü) ve kararsız anjinayi (göğüs ağrısı) içerir. Hepsi kalp kasının yeterince oksijen alamamasından kaynaklanır.
Kalp kasını besleyen damarlara "koroner arterler" denir. Bu damarların iç yüzeyinde yıllar içinde kolesterol ve yağlı maddeler birikir; bu birikime "plak" adı verilir. Plak bir anda yırtıldığında veya parçalandığında üzerinde kan pıhtısı oluşur ve damar tıkanır. Kan akışı kesintiye uğradığında kalp kası oksijen alamaz ve zarar görmeye başlar. Her dakika kritik öneme sahiptir.
Akut koroner sendrom hayatı tehdit eden acil bir durumdur. Göğüs ağrısı, nefes darlığı, terleme ve bulantı en sık görülen belirtilerdir. Ancak bazı kişilerde belirtiler belirsiz olabilir veya hiç göğüs ağrısı hissedilmeyebilir. Özellikle kadınlar, yaşlılar ve diyabetliler daha sinsi belirtilerle karşılaşabilir.
Hızlı tanı ve tedavi gerektirir. Belirtiler başladıktan sonraki ilk saatler "altın saatler" olarak adlandırılır; bu süre içinde müdahale edilirse kalp kasında oluşan hasar en aza indirilebilir. Zamanında açılan tıkalı damar kalp fonksiyonlarını büyük ölçüde korur.
Belirtileri
Akut koroner sendrom belirtileri aniden başlar ve genellikle şiddetlidir. Ancak bazı kişilerde belirtiler hafif veya atipik olabilir; bu durum tanıyı geciktirebileceğinden tehlikelidir.
Akut koroner sendrom belirtileri şunları içerir:
- Göğüs ağrısı veya rahatsızlık hissi. En sık ve en önemli belirtidir. Göğsün ortasında veya sol tarafında baskı, sıkışma, yanma veya ağırlık hissi olarak tanımlanır. Sanki göğsün üzerine ağır bir cisim konulmuş gibi hissedilir. Ağrı genellikle birkaç dakikadan uzun sürer ve dinlenmekle geçmez. Sol kola, çeneye, boyuna, sırta veya mideye yayılabilir.
- Sol kol ağrısı veya uyuşması. Göğüs ağrısıyla birlikte veya tek başına sol kolda ağrı, uyuşma veya karıncalanma hissedilebilir. Bazen her iki kolda da hissedilebilir ancak sol kol daha sık tutulur.
- Nefes darlığı. Kalp yeterince kan pompalayamadığında akciğerlerde sıvı birikir ve nefes almak zorlaşır. Nefes darlığı tek başına olabilir veya göğüs ağrısıyla birlikte görülebilir. Bazen göğüs ağrısı olmadan sadece nefes darlığı da akut koroner sendromun tek belirtisi olabilir.
- Soğuk terleme. Ani ve şiddetli soğuk terleme ortaya çıkar. Alın, yüz ve vücut soğuk ter içinde kalır. Bu belirti vücudun stres durumuna verdiği tepkidir.
- Bulantı ve kusma. Özellikle kalbin alt duvarını etkileyen kalp krizlerinde mide bulantısı ve kusma sık görülür. Bazen "hazımsızlık" veya "mide sorunları" ile karıştırılabilir.
- Baş dönmesi ve bayılma hissi. Kan basıncının düşmesi veya kalbin yetersiz çalışması nedeniyle baş dönmesi, sersemlik veya bayılma hissi olabilir. Gerçekten bayılma da görülebilir.
- Aşırı yorgunluk. Özellikle kadınlarda kalp krizi öncesinde veya sırasında olağandışı, açıklanamayan bir yorgunluk hissedilebilir. Bu yorgunluk normalden çok farklıdır ve günlük aktiviteleri yapmayı zorlaştırır.
- Kaygı ve ölüm korkusu. Yaklaşan felaketin hissi, şiddetli kaygı ve ölüm korkusu kalp krizi sırasında sık görülen duygusal belirtilerdir.
- Kadınlarda farklı belirtiler. Kadınlar erkeklere göre daha sık atipik belirtiler gösterebilir. Göğüs ağrısı yerine sırt ağrısı, çene ağrısı, mide bulantısı, yorgunluk veya nefes darlığı ön planda olabilir. Bu nedenle kadınlarda tanı bazen gecikebilir.
- Diyabetlilerde sessiz kalp krizi. Şeker hastalığı olan kişilerde sinir hasarı nedeniyle ağrı hissedilmeyebilir. Bu duruma "sessiz kalp krizi" denir ve çok tehlikelidir; çünkü kişi kalp krizini fark etmeyebilir.
Belirtiler dinlenme sırasında veya hafif aktivite sırasında başlayabilir. Önceki haftalarda benzer ama hafif göğüs ağrısı atakları yaşamış olmak da uyarıcı bir işarettir.
Ne Zaman Doktora Görünmeli
Akut koroner sendrom acil müdahale gerektiren bir durumdur. Belirtiler başladığında vakit kaybetmemek hayat kurtarır.
Aşağıdaki durumlarda derhal 112'yi arayın:
- Göğüste baskı, sıkışma veya ağrılık hissi varsa
- Göğüs ağrısı kola, çeneye, boyuna veya sırta yayılıyorsa
- Göğüs ağrısı 5 dakikadan uzun sürüyorsa ve dinlenmekle geçmiyorsa
- Nefes darlığı ve göğüs ağrısı bir arada varsa
- Soğuk terleme, bulantı ve göğüs rahatsızlığı birlikte görülüyorsa
- Daha önce kalp krizi geçirmiş bir kişide göğüs ağrısı başlamışsa
- Bayıldıysanız veya bayılmak üzereyseniz
Önemli: Ambulansı beklerken yapmanız gerekenler:
- Oturun veya uzanın, hareket etmeyin
- Dar kıyafetleri gevşetin
- Aspirin tabletiniz varsa ve aspirine alerjiniz yoksa 300 mg aspirin çiğneyin (genellikle 1 tablet)
- Nitrat spreyi veya tableti reçete edilmişse dilaltına sıkın
- Sakin kalmaya çalışın, panik kalbe ekstra yük bindirir
- Kesinlikle kendiniz araba kullanarak hastaneye gitmeyin
"Belki geçer" demeyin. Göğüs ağrısını hafife almak riskli olabilir. Kalp krizi belirtileri gösterenlerin yaklaşık yarısı "belki geçer" diyerek zaman kaybeder. Her dakika kalp kasına zarar verir.
Nedenleri
Akut koroner sendromun temelinde koroner arterlerdeki plak oluşumu yatar. Ancak akut olayı tetikleyen plağın aniden yırtılması veya parçalanmasıdır.
Akut koroner sendroma yol açan süreç şöyle işler:
- Ateroskleroz (damar sertliği). Yıllar içinde koroner arterlerin iç yüzeyinde kolesterol, yağ, kalsiyum ve diğer maddeler birikir. Bu birikim "aterosklerotik plak" oluşturur. Plak damarı daraltır ancak genellikle tam tıkamaz. Bu yüzden kişi yıllarca herhangi bir belirti hissetmeyebilir.
- Plağın yırtılması. Bazı plaklar dış kabuğu ince ve kırılgan olduğundan "kararsız plak" olarak adlandırılır. Tansiyon yükselmesi, ani stres, aşırı egzersiz veya başka bir tetikleyici bu plağın yırtılmasına neden olabilir. Plak yırtıldığında içindeki yağlı madde kana karışır.
- Kan pıhtısı oluşumu. Yırtılan plak yüzeyi vücudun bir yara olarak algılar ve hemen pıhtılaşma mekanizması devreye girer. Trombositler bölgede toplanır ve bir kan pıhtısı oluşturur. Bu pıhtı damara yapışarak kan akışını kısmen veya tamamen engeller.
- Kalp kasının oksijen açlığı. Tıkalı damarın beslediği bölgedeki kalp kası yeterli oksijen alamaz. Bu duruma "iskemi" denir. Eğer kan akışı kısa sürede geri gelmezse kalp kası hücreleri ölmeye başlar; buna "enfarktüs" (kalp krizi) denir.
- Tam tıkanma vs kısmi tıkanma. Eğer damar tamamen tıkanırsa "ST elevasyonlu miyokart enfarktüsü" (STEMI) gelişir; bu en ciddi kalp krizi türüdür. Eğer damar kısmen tıkalıysa "ST elevasyonsuz miyokart enfarktüsü" (NSTEMI) veya "kararsız anjina" gelişir. Her ikisi de ciddidir ve acil tedavi gerektirir.
Nadir durumlarda koroner arter spazmı (kasılması) da akut koroner sendroma yol açabilir. Bu durumda plak olmasa bile damar geçici olarak daralır ve kalp kasına kan gitmez.
Risk Faktörleri
Akut koroner sendrom için risk faktörleri şunlardır:
- İleri yaş. Erkeklerde 45 yaş, kadınlarda 55 yaş üstünde risk belirgin şekilde artar. Ancak genç yaşta da görülebilir.
- Erkek cinsiyet. Erkeklerde kadınlara göre daha erken yaşta ve daha sık görülür. Kadınlarda menopoz sonrası risk artar.
- Ailesel yatkınlık. Birinci derece akrabalarda erken yaşta kalp hastalığı (erkeklerde 55 yaş altı, kadınlarda 65 yaş altı) öyküsü varsa risk yükselir.
- Sigara kullanımı. En önemli ve değiştirilebilir risk faktörüdür. Sigara damar iç yüzeyine zarar verir, kan pıhtılaşmasını artırır ve plak oluşumunu hızlandırır. Pasif içicilik de risk oluşturur.
- Yüksek tansiyon. Tansiyon damar duvarlarına sürekli baskı yaparak hasara yol açar ve ateroskleroz gelişimini hızlandırır.
- Yüksek kolesterol. Özellikle LDL (kötü kolesterol) yüksekliği ve HDL (iyi kolesterol) düşüklüğü plak oluşumunu artırır.
- Diyabet (şeker hastalığı). Yüksek kan şekeri damar duvarlarına zarar verir. Diyabetliler kalp krizi riskinin iki ila dört kat daha fazladır.
- Obezite ve hareketsiz yaşam. Aşırı kilo özellikle karın bölgesinde yağlanma kalp hastalığı riskini artırır. Düzenli egzersiz yapmamak riski yükseltir.
- Sağlıksız beslenme. Doymuş yağ, trans yağ, tuz ve şeker açısından zengin beslenme risk faktörüdür.
- Kronik stres. Uzun süreli stres tansiyon ve kan şekerini yükseltir, sağlıksız alışkanlıklara (sigara, aşırı yeme) yol açar.
- Uyku apnesi. Uyku sırasında tekrarlayan solunum durmaları kalp ve damarlara zarar verir.
- Daha önce kalp krizi geçirmiş olmak. Bir kez kalp krizi geçiren kişilerde tekrar riski yüksektir.
- Uyuşturucu kullanımı. Kokain ve amfetamin gibi maddeler koroner arter spazmına ve plak yırtılmasına neden olabilir.
Tanısı
Akut koroner sendrom tanısı hızla konulmalıdır çünkü tedavi acil başlamalıdır. Tanı klinik belirtiler, elektrokardiyogram (EKG) ve kan testleriyle konur.
Akut koroner sendrom tanısında kullanılan yöntemler şunlardır:
- Elektrokardiyogram (EKG). En hızlı ve en önemli tanı aracıdır. Kalbin elektrik aktivitesini kaydeder. Akut koroner sendromda EKG'de karakteristik değişiklikler görülür. ST segmenti yükselmesi STEMI (tam tıkalı kalp krizi) işaretidir ve acil kateter işlemi gerektirir. EKG normal bile olsa akut koroner sendrom dışlanamaz; bu yüzden kan testleri de yapılır.
- Kardiyak biyobelirteçler (troponin testi). Kalp kası hasar gördüğünde troponin adlı bir protein kana karışır. Kan testinde troponin yüksekliği kalp kası hasarının kesin kanıtıdır. Troponin testi belirtiler başladıktan birkaç saat sonra pozitifleşir; bu yüzden bazen test birkaç saat arayla tekrarlanır. Yüksek troponin kalp krizi tanısını kesinleştirir.
- Diğer kan testleri. Tam kan sayımı, böbrek ve karaciğer fonksiyonları, elektrolitler ve pıhtılaşma testleri yapılır. Bu testler genel durumu değerlendirmeye ve tedavi planını belirlememeye yardımcı olur.
- Göğüs röntgeni. Akciğerlerde sıvı birikimi, kalp büyümesi veya başka göğüs sorunlarını değerlendirmek için çekilir.
- Ekokardiyografi (kalp ultrasonografisi). Kalbin hareket etme şeklini, kapakları ve pompalama gücünü görüntüler. Kalp duvarında hareket bozukluğu kalp krizi geçirilen bölgeyi gösterir.
- Koroner anjiyografi (kateterizasyon). Altın standart tanı yöntemidir ve aynı zamanda tedavi için de kullanılır. Kasıktan veya bilekten kalbe ince bir tel ilerletilir ve koroner arterlere kontrast madde verilerek görüntüleme yapılır. Tıkalı veya daralmış damarlar net olarak görülür. Gerekirse aynı seans sırasında damar açılabilir (anjiyoplasti ve stent).
- Bilgisayarlı tomografi (BT) anjiyografi. Bazı durumlarda koroner damarlara invaziv olmayan yöntemlerle bakılabilir. Ancak acil durumlarda klasik anjiyografi tercih edilir.
Tedavisi
Akut koroner sendrom tedavisi iki temel hedefe sahiptir: kalp kasına giden kan akışını hemen restore etmek ve yeni pıhtı oluşumunu engellemek. Tedavi acil serviste başlar ve çoğu hasta yoğun bakım veya koroner yoğun bakıma alınır.
Akut koroner sendrom tedavisinde kullanılan yöntemler şunlardır:
- Acil ilaç tedavisi. Ambulansta veya acil serviste hemen başlanır. Aspirin kan pıhtılaşmasını engeller; hemen çiğnetilir. Klopidogrel, tikagrelor veya prasugrel gibi ikili antitrombosit ilaçlar eklenir. Heparin veya benzeri kan sulandırıcılar damardan verilir. Nitrogliserin göğüs ağrısını azaltır ve koroner damarlardaki spazmı çözer. Beta blokerler kalbin işini hafifletir ve oksijen ihtiyacını azaltır. Ağrı kesici (genellikle morfin) şiddetli ağrıyı dindirir.
- Primer perkütan koroner girişim (anjiyoplasti ve stent). STEMI (tam tıkanma) için altın standart tedavidir. Hastaneye varıştan 90 dakika içinde yapılması hedeflenir; ne kadar erken yapılırsa kalp kasına o kadar az hasar olur. Kasıktan veya bilekten ince bir kateter ilerletilir, tıkalı damara ulaşılır ve içinden bir balon geçirilir. Balon şişirilerek damar açılır, ardından damarı açık tutmak için metal bir kafes (stent) yerleştirilir. İşlem genellikle 30-60 dakika sürer ve hasta uyanıktır.
- Trombolitik tedavi (pıhtı eriten ilaç). Eğer anjiyoplasti yapılacak merkez uzaktaysa ve 120 dakika içinde ulaşılamayacaksa, pıhtıyı eriten ilaç damardan verilebilir. Bu ilaçlar pıhtıyı çözerek damarı açar. Belirtiler başladıktan sonraki ilk 3 saat içinde en etkilidir. Ancak kanama riski nedeniyle dikkatle uygulanır.
- Koroner baypas ameliyatı (KABG). Birden fazla damar tıkalıysa veya sol ana koroner arter gibi kritik bir damar etkilenmişse açık kalp ameliyatı gerekebilir. Bu işlemde tıkalı damarın ötesine bacaktan veya göğüsten alınan bir damar parçası ile köprü yapılır. Ameliyat genellikle akut dönem geçtikten sonra, stabilize olduğunda yapılır.
- Yoğun bakım takibi. İlk 24-48 saat kalp ritmi, tansiyon ve oksijen düzeyleri sürekli izlenir. Ritim bozukluğu (aritmi) gelişirse hemen müdahale edilir. Hasta stabil hale gelene kadar yatak istirahati önerilir.
- Kalp rehabilitasyonu. Hastaneden taburcu olduktan sonra denetimli egzersiz programı başlar. Bu program kalp fonksiyonlarını iyileştirir, yeni kalp krizi riskini azaltır ve hastanın günlük yaşama dönmesini kolaylaştırır.
- Uzun süreli ilaç tedavisi. Taburcu olduktan sonra yaşam boyu aspirin veya ikili antitrombosit tedavi devam eder. Statin (kolesterol düşürücü) mutlaka başlanır; statin sadece kolesterolü düşürmekle kalmaz, plağı stabilize eder ve yeni kalp krizi riskini azaltır. Beta bloker, ACE inhibitörü veya ARB gibi ilaçlar kalbi korur ve yeniden şekillenmesini önler.
Komplikasyonları
Akut koroner sendrom tedavi edilse bile bazı komplikasyonlar gelişebilir. Erken müdahale bu riskleri azaltır.
Akut koroner sendromda görülebilecek komplikasyonlar şunlardır:
- Ritim bozuklukları (aritmi). En sık görülen komplikasyondur. Kalp çok hızlı (taşikardi), çok yavaş (bradikardi) veya düzensiz (fibrilasyon) atabilir. Ventriküler fibrilasyon en tehlikeli aritmidir ve ani ölüme yol açabilir; bu yüzden ilk saatlerde hasta yakın izlenir. Çoğu aritmi ilaçla veya elektroşokla düzeltilebilir.
- Kalp yetmezliği. Kalp kasının bir kısmı hasar gördüğünde kalp yeterince kan pompalayamaz hale gelebilir. Akut kalp yetmezliği akciğerlerde sıvı birikimine (akciğer ödemi) ve nefes darlığına yol açar. Kronik kalp yetmezliği ise ilerleyen dönemde gelişir ve yaşam boyu takip gerektirir.
- Kardiyojenik şok. Kalbin çok zayıf olması nedeniyle organ ve dokulara yeterli kan gitmez. Tansiyon çok düşer, böbrekler işlevini yitirir, bilinç bozulur. Çok ciddi bir durumdur ve yoğun bakım desteği gerektirir. Ölüm riski yüksektir.
- Mekanik komplikasyonlar. Kalp duvarında yırtık (rüptür), kapak hasarı veya kalp zarı iltihabı (perikardit) nadir ama ciddi komplikasyonlardır. Kalp duvarı yırtılması acil ameliyat gerektirir.
- Kan pıhtısı oluşumu. Hasar görmüş kalp duvarında pıhtılar oluşabilir. Bu pıhtılar kopup beyne giderse inme, bacağa giderse bacak damar tıkanıklığına yol açabilir. Kan sulandırıcı ilaçlar bu riski azaltır.
- Tekrarlayan kalp krizi. İlk kalp krizinden sonra yeni bir kalp krizi geçirme riski vardır. Özellikle risk faktörleri kontrol altına alınmazsa bu olasılık artar.
- Psikolojik etkiler. Kalp krizi geçirmek depresyon, kaygı ve travma sonrası stres bozukluğuna yol açabilir. Psikolojik destek almak iyileşme sürecini olumlu etkiler.
Akut Koroner Sendrom Sonrası Yaşam
Akut koroner sendrom geçirmek hayatın dönüm noktasıdır. Ancak doğru tedavi ve yaşam tarzı değişiklikleriyle çoğu kişi aktif ve kaliteli bir yaşam sürdürebilir. İyileşme süreci hem fiziksel hem de duygusal yönleriyle ele alınmalıdır.
İlk Haftalar: Fiziksel İyileşme
Hastaneden taburcu olduktan sonraki ilk haftalar kalp kasının iyileşme dönemidir. Hasar görmüş kalp dokusu yara izi oluşturarak iyileşir; bu süreç yaklaşık 6-8 hafta sürer. Bu dönemde kendinizi zorlamayın.
İlk günlerde hafif yorgunluk normaldir. Ancak yorgunluk giderek artıyorsa veya nefes darlığı, şişlik gibi belirtiler gelişiyorsa hemen doktorunuza bildirin. Ağır kaldırmaktan, itme-çekmeden ve ani hareketlerden kaçının. Merdiven çıkmak, hafif ev işleri ve kısa yürüyüşler genellikle ilk hafta sonundan itibaren yapılabilir.
Cinsel aktiviteye genellikle 2-4 hafta sonra dönülebilir; ancak bu konuda doktorunuzla konuşun. Araba kullanmaya ne zaman başlayabileceğiniz stent mi yoksa baypas mı yapıldığına bağlıdır; genellikle 1-2 hafta sonra güvenlidir.
İlaçlara Düzenli Devam Etmek
Akut koroner sendrom sonrası ilaç tedavisi hayat kurtarır. Aspirin veya ikili antitrombosit tedavi, statin, beta bloker ve ACE inhibitörü gibi ilaçlar düzenli kullanılmalıdır. Bu ilaçlar yeni kalp krizi riskini yarı yarıya azaltır.
Stent takılmışsa antitrombosit ilaçları kesinlikle bırakmayın. Erken bırakılırsa stent içinde pıhtı oluşabilir ve ani ölüm riski artar. Herhangi bir ameliyat veya diş çekimi öncesinde bu ilaçları kullandığınızı mutlaka söyleyin; doktorunuz durma kararını verir, kendiniz bırakmayın.
İlaç yan etkisi hissediyorsanız doktorunuzla görüşün. Pek çok ilacın alternatifi vardır. Ekonomik nedenlerle ilaç alamıyorsanız bu sorunu doktorunuzla paylaşın; daha uygun fiyatlı seçenekler bulunabilir.
Yaşam Tarzı Değişiklikleri
Kalp krizi yaşam tarzınızı gözden geçirmeniz için bir fırsattır. Aşağıdaki değişiklikler hem iyileşmenizi hızlandırır hem de yeni kalp krizi riskini önemli ölçüde azaltır.
- Sigarayı bırakın. Kalp krizi geçirdikten sonra sigara içmeye devam etmek yeni kalp krizi riskini iki kat artırır. İlk gün bırakın; hiçbir "son bir tane" yoktur. Nikotin bantları, sakızlar veya ilaçlar yardımcı olabilir. Pasif içicilikten de kaçının.
- Kalp dostu beslenin. Akdeniz diyeti kalp hastaları için en uygunudur. Bol sebze, meyve, tam tahıl, balık, zeytinyağı ve kuruyemiş tüketin. Kırmızı et, işlenmiş gıdalar, trans yağlar ve tuz tüketimini azaltın. Doymuş yağları sınırlayın. Porsiyon kontrolüne dikkat edin.
- Düzenli egzersiz yapın. Kalp rehabilitasyon programına katılın. Program bitince de egzersizi bırakmayın. Haftada en az 150 dakika orta tempoda yürüyüş hedefleyin. Başlangıçta 5-10 dakika yürüyün, kademeli artırın. Vücudunuzu dinleyin; göğüs ağrısı, aşırı nefes darlığı veya baş dönmesi varsa duraksayın.
- Sağlıklı kiloda kalın. Aşırı kilo kalbinize ekstra yük bindirir. Kilo vermek tansiyon, kolesterol ve kan şekerini iyileştirir. Ayda 2-4 kilo vermek güvenli ve sürdürülebilirdir.
- Stresi yönetin. Kronik stres kalp sağlığına zararlıdır. Derin nefes egzersizleri, meditasyon, yoga veya hobiler stresi azaltır. Sosyal destek önemlidir; sevdiklerinizle vakit geçirin.
- Yeterli uyuyun. Gece 7-8 saat kaliteli uyku kalp sağlığı için şarttır. Uyku apneniz varsa tedavi ettirin.
Risk Faktörlerini Kontrol Altına Almak
Tansiyon, kolesterol ve kan şekeri hedef değerlerde tutulmalıdır. Tansiyon 130/80 mmHg'nin altında olmalı. LDL kolesterol kalp hastaları için 70 mg/dL'nin altına indirilmeli; yüksek riskli hastalarda 55 mg/dL hedeflenir. Diyabetliler kan şekerini sıkı kontrol etmeli (HbA1c %7'nin altı).
Düzenli kan testleriyle bu değerleri takip edin. Hedeflere ulaşmak için ilaç dozları ayarlanabilir. Yaşam tarzı değişiklikleri ilaç ihtiyacını azaltabilir ama çoğu hastada yaşam boyu ilaç gerekir.
Duygusal İyileşme
Kalp krizi geçirmek duygusal açıdan sarsıcıdır. Korku, kaygı, üzüntü ve öfke hissetmek normaldir. Pek çok hasta "her an yeni bir kalp krizi gelebilir" korkusuyla yaşar. Bazıları depresyona girer, sosyal aktivitelerden uzaklaşır.
Bu duygularla baş etmek fiziksel iyileşme kadar önemlidir. Duygularınızı sevdiklerinizle paylaşın. Gerekirse psikolog veya psikiyatrist desteği alın. Kalp rehabilitasyon programlarında benzer deneyimler yaşayan insanlarla tanışmak çok değerlidir; yalnız olmadığınızı görürsünüz.
Kaygıyı azaltmak için gerçekleri bilin: İlaçlarınızı düzenli kullanıyor, yaşam tarzınızı değiştiriyorsanız yeni kalp krizi riskiniz önemli ölçüde düşmüştür. Uyarı belirtilerini öğrenin; böylece gerçek bir sorun varsa fark edebilirsiniz ama her göğüs hissini kalp krizi sanmaktan kurtulursunuz.
Düzenli Takip
Kalp krizi sonrası ilk ay doktorunuzu görün. İlerleyen dönemde 3-6 ayda bir kontrol yeterlidir. Kontrollerinizde kalp fonksiyonları, ilaç yan etkileri ve risk faktörleri değerlendirilir. Efor testi veya ekokardiyografi ile kalp gücü ölçülür.
Belirtiler değişirse beklemeyin. Göğüs ağrısı sıklaşıyorsa, yorgunluk artıyorsa veya bacaklarda şişlik gelişiyorsa hemen doktorunuza bildirin.
Randevuya Hazırlanma
Yapabilecekleriniz:
- Belirtilerin tam olarak ne zaman başladığını ve ne kadar sürdüğünü not edin
- Ağrının niteliğini tanımlayın (baskı, sıkışma, yanma, batma)
- Ağrının yayıldığı bölgeleri belirtin
- Kullandığınız tüm ilaçları, vitaminleri ve takviyeleri listeleyin
- Ailede kalp hastalığı öyküsü varsa belirtin
- Sigara, alkol kullanımınızı dürüstçe söyleyin
- Sorularınızı önceden yazın
Doktorunuza sorabileceğiniz sorular şunlardır:
- Kalp krizim ne kadar ciddiydi?
- Kalp kasımda ne kadar hasar oluştu?
- Takılan stent ne kadar süre kalacak?
- Hangi ilaçları ne kadar süre kullanmalıyım?
- Ne zaman işe dönebilirim?
- Hangi aktiviteleri yapabilirim, hangilerinden kaçınmalıyım?
- Cinsel aktiviteye ne zaman dönebilirim?
- Kalp rehabilitasyon programına ne zaman başlamalıyım?
- Yeni kalp krizi riskimi nasıl azaltabilirim?
Doktorunuzun size sorabileceği sorular şunlardır:
- Göğüs ağrısı tam olarak nasıl hissettiriyordu?
- Ağrı ne kadar sürdü?
- Daha önce benzer ağrılar yaşadınız mı?
- Ailede kalp hastalığı var mı?
- Sigara kullanıyor musunuz, ne kadar süredir?
- Tansiyon, kolesterol veya diyabet sorunuz var mı?
- Düzenli egzersiz yapıyor musunuz?
- Beslenme alışkanlıklarınız nasıl?
1- Diagnosis and Treatment of Acute Coronary Syndromes — https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/35166796/
2- Acute coronary syndrome — https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/29083796/
3- Acute coronary syndromes — https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/35367005/
4- A Comprehensive Review of Acute Coronary Syndrome — https://www.researchgate.net/publication/374144293_A_Comprehensive_Review_of_Acute_Coronary_Syndrome
5- Acute coronary syndromes: mechanisms, challenges, and evolving pathophysiology — https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/40358623/