Genel Bakış
Ekstrasistol, kalbin normal ritminin dışında, zamanından önce gerçekleşen ekstra bir atım olarak tanımlanır. Halk arasında "kalp atlaması", "kalp takla atması" veya "göğüste çarpıntı" olarak da ifade edilir.
Sağlıklı bir kalpte elektrik sinyalleri düzenli bir sırayla iletilir ve her sinyal bir kalp atımını tetikler. Ekstrasistolde ise bu düzenli elektrik sinyalinin dışında, beklenmedik bir anda ek bir sinyal oluşur. Bu ekstra sinyal kalbin zamanından önce atmasına yol açar. Ardından kalp bir sonraki normal atımına geçmeden önce kısa bir duraklama yaşanır. İşte bu duraklama ve onu izleyen güçlü atım, çoğu insanın "kalp bir an durdu" veya "kalp tökezledi" şeklinde tarif ettiği his'tir.
Ekstrasistol son derece yaygın bir durumdur. Neredeyse herkes hayatının bir döneminde ekstrasistol yaşar. Çoğu zaman tamamen zararsızdır ve herhangi bir tedavi gerektirmez. Ancak bazı durumlarda altta yatan bir kalp hastalığının belirtisi olabilir ve dikkat gerektirebilir.
Ekstrasistol kalbin farklı bölgelerinden kaynaklanabilir. Üst odacıklardan (kulakçıklardan) kaynaklananlara atriyal ekstrasistol, alt odacıklardan (karıncıklardan) kaynaklananlara ise ventriküler ekstrasistol denir. Her iki türün de değerlendirilmesi ve yönetimi birbirinden farklıdır.
Ekstrasistol Belirtileri
Ekstrasistolün belirtileri kişiden kişiye büyük farklılık gösterir. Bazı kişiler hiçbir şey hissetmezken bazıları bu durumu çok rahatsız edici bulabilir.
- Çarpıntı hissi. En sık görülen belirtidir. Kalbin göğüste "takla attığı", "tökezlediği" veya "bir an durduğu" hissi olarak tanımlanır. Bu his boğazda veya boyunda da hissedilebilir.
- Göğüste çarpma veya vurma hissi. Ekstra atımın ardından gelen güçlü normal atım, göğüste belirgin bir vurma hissi yaratabilir. Bu, kısa duraklamanın ardından kalbin biraz daha güçlü atmasından kaynaklanır.
- Göğüste kısa süreli rahatsızlık. Bazı kişiler ekstrasistol sırasında göğüste hafif bir baskı veya rahatsızlık hissedebilir. Bu his genellikle çok kısa sürer ve kendiliğinden geçer.
- Baş dönmesi. Sık ve art arda gelen ekstrasistoller kalbin pompalama verimliliğini geçici olarak düşürebilir. Bu durum bazen hafif baş dönmesine yol açabilir.
- Yorgunluk. Sık tekrarlayan ekstrasistoller bazı kişilerde yorgunluk hissine neden olabilir. Özellikle kalp hastalığı olan kişilerde bu belirti daha belirgin olabilir.
Birçok kişide ekstrasistol hiçbir belirti vermez ve yalnızca rutin bir EKG sırasında tesadüfen saptanır. Belirtilerin şiddeti ile ekstrasistolün tıbbi önemi her zaman paralel gitmez; yani çok rahatsızlık veren bir ekstrasistol zararsız olabilirken hiç belirti vermeyen bir ekstrasistol daha dikkatli değerlendirme gerektirebilir.
Ne Zaman Doktora Görünmeli
Aşağıdaki durumlarda mutlaka doktora başvurun:
- Çarpıntı hissi ilk kez ortaya çıktıysa veya eskisine göre belirgin şekilde arttıysa değerlendirme yapılmalıdır.
- Çarpıntıya baş dönmesi, sersemlik, bayılma veya bayılma hissi eşlik ediyorsa bu ciddi bir ritim bozukluğunun işareti olabilir.
- Göğüs ağrısı veya göğüste baskı hissiyle birlikte çarpıntı varsa zaman kaybetmeden 112 aranmalıdır.
- Bilinen kalp hastalığınız varsa ve çarpıntılarınız artıyorsa ya da yeni belirtiler ortaya çıkıyorsa doktorunuzu arayın.
- Nefes darlığıyla birlikte çarpıntı yaşıyorsanız ya da çarpıntılar egzersiz sırasında ortaya çıkıyorsa acil değerlendirme gerekebilir.
Ekstrasistol Nedenleri
Ekstrasistol çok çeşitli nedenlerle ortaya çıkabilir. Nedenlerin bir kısmı günlük yaşamla doğrudan ilişkiliyken bir kısmı altta yatan bir sağlık sorununa işaret edebilir.
- Kafein. Aşırı kahve, çay, enerji içeceği veya kola tüketimi ekstrasistolle doğrudan ilişkilidir. Kafein kalp hücrelerini uyarır ve erken atımlara zemin hazırlar. Günde üçten fazla kafeinli içecek tüketenlerde ekstrasistol sıklığı artabilir.
- Stres ve anksiyete. Duygusal stres, anksiyete ve panik ataklar kalp ritmini bozabilir. Stres hormonları kalbi daha hızlı ve daha düzensiz atmaya yönlendirir. Özellikle yoğun stres dönemlerinde çarpıntı yakınmaları belirgin şekilde artar.
- Uyku yetersizliği. Yetersiz veya kalitesiz uyku kalp ritmi üzerinde olumsuz etkiler yaratır. Uyku apnesi de ekstrasistol sıklığını artıran önemli bir nedendir.
- Aşırı egzersiz veya egzersiz yetersizliği. Hem aşırı yoğun egzersiz hem de tamamen hareketsiz yaşam ekstrasistole yol açabilir. Çok yoğun antrenman yapan sporcularda ventriküler ekstrasistol görece daha sık görülür.
- Alkol ve sigara. Alkol kalp hücrelerinin elektriksel aktivitesini doğrudan etkiler. Yoğun alkol tüketiminin ardından çarpıntı ve ekstrasistol sıklığının arttığı iyi bilinen bir durumdur. Sigara ise kalp damarlarını etkileyerek ve otonom sinir sistemini uyararak ekstrasistolle ilişkilendirilebilir.
- Elektrolit dengesizliği. Kandaki potasyum, magnezyum ve kalsiyum seviyeleri kalp ritmini doğrudan etkiler. Bu minerallerin düşük veya yüksek olması ekstrasistole yol açabilir. Kusma, ishal, aşırı terleme veya bazı ilaçlar elektrolit dengesini bozabilir.
- Tiroid bezi hastalıkları. Tiroid bezinin aşırı çalışması (hipertiroidizm) kalbi hızlandırır ve ritim bozukluklarına zemin hazırlar. Tiroid hormon düzeylerinin kontrol altına alınmasıyla birlikte ekstrasistol sıklığı da azalır.
- İlaçlar. Bazı ilaçlar yan etki olarak ekstrasistole neden olabilir. Astım ilaçları, bazı soğuk algınlığı ilaçları, belirli antidepresanlar ve diüretikler (idrar söktürücüler) bu ilaçlar arasında sayılabilir.
- Kalp hastalıkları. Koroner arter hastalığı, kalp yetmezliği, kalp kapak hastalıkları ve kalp kası hastalıkları ekstrasistole yol açabilir. Özellikle ventriküler ekstrasistoller altta yatan bir kalp hastalığıyla daha sık ilişkilidir.
- Geçirilmiş kalp krizi. Kalp krizinin ardından kalp dokusunda oluşan skar dokusu, anormal elektrik sinyallerinin kaynağı haline gelebilir. Bu nedenle kalp krizi geçirmiş kişilerde ekstrasistol değerlendirmesi daha dikkatli yapılmalıdır.
- Hormonal değişiklikler. Hamilelik döneminde, adet döngüsü sırasında veya menopoz geçişinde hormonal dalgalanmalar ekstrasistol sıklığını artırabilir.
- İdiyopatik (nedeni bilinmeyen). Bazı vakalarda kapsamlı bir değerlendirmeye rağmen net bir neden bulunamaz. Bu durumda ekstrasistol genellikle zararsız kabul edilir.
Ekstrasistol Risk Faktörleri
Belirli faktörler ekstrasistol gelişme riskini artırır.
- İleri yaş. Yaş ilerledikçe kalp dokusunda değişiklikler meydana gelir ve ritim bozuklukları daha sık görülür. Ancak ekstrasistol her yaşta ortaya çıkabilir.
- Bilinen kalp hastalığı. Koroner arter hastalığı, kalp yetmezliği veya kalp kapak hastalığı gibi mevcut kalp sorunları ekstrasistol riskini artırır.
- Yüksek tansiyon. Uzun süre kontrol altına alınamamış yüksek tansiyon kalp kasında değişikliklere yol açarak ritim bozukluklarına zemin hazırlar.
- Diyabet. Diyabet kalp damarlarını ve sinir sistemini etkileyerek kalp ritim bozuklukları riskini artırır.
- Aşırı kafein ve alkol tüketimi. Bu maddelerin düzenli ve fazla tüketimi kalp ritmini olumsuz etkiler.
- Kronik stres. Uzun süreli stres otonom sinir sistemini ve kalp ritmini olumsuz etkiler.
- Aile öyküsü. Ailede ritim bozukluğu veya ani kalp ölümü öyküsü riski artırabilir.
Ekstrasistol Tanısı
Ekstrasistol tanısı genellikle kolaydır. Doktorunuz önce belirtilerinizi sorar, fizik muayene yapar ve ardından çeşitli testler ister.
- Elektrokardiyografi (EKG). İlk başvurulan ve en temel testtir. EKG kalbin elektriksel aktivitesini kaydeder ve ekstrasistolün varlığını, türünü ve sıklığını gösterir. Ancak EKG yalnızca çekildiği andaki kalp ritmini yansıtır. Ekstrasistol muayene sırasında ortaya çıkmazsa EKG normal görünebilir.
- Holter monitörizasyonu. Günlük yaşam sırasında kalp ritminin sürekli kayıt altına alındığı taşınabilir bir cihazdır. Genellikle 24 ile 48 saat boyunca takılı kalır. Bu süre içinde hastanın normal aktivitelerini sürdürmesi beklenir. Ekstrasistollerin ne zaman, ne sıklıkla ve hangi koşullarda ortaya çıktığını ayrıntılı biçimde gösterir.
- Olay kaydedici (Event recorder). Belirtilerin sık olmadığı durumlarda daha uzun süreli (haftalarca veya aylarca) takip için kullanılır. Hasta belirti hissetttiği anda cihazı aktive eder ve o andaki kalp ritmi kaydedilir.
- Ekokardiyografi. Kalbi ultrason dalgalarıyla görüntüleyen bu test kalbin yapısını ve işlevini değerlendirir. Ekstrasistol tanısı için değil, altta yatan bir kalp hastalığını tespit etmek için yapılır.
- Kan testleri. Elektrolit düzeyleri (potasyum, magnezyum, kalsiyum), tiroid hormon seviyeleri, böbrek ve karaciğer fonksiyonları ile kan şekeri değerlendirilerek ekstrasistolün altta yatan nedeni araştırılır.
- Efor testi. Egzersiz sırasında ortaya çıkan çarpıntıları değerlendirmek için yapılır. Egzersizle artan ya da azalan ekstrasistoller farklı anlamlar taşıyabilir ve tedavi planını etkileyebilir.
Ekstrasistol Tedavisi
Ekstrasistolün tedavisi altta yatan nedene, ekstrasistolün türüne ve hastanın genel sağlık durumuna göre belirlenir. Önemli bir nokta şudur: Tedavinin temel amacı her zaman ekstrasistolle tamamen mücadele etmek değil, belirtileri hafifletmek ve varsa altta yatan hastalığı tedavi etmektir.
- Tedavi gerekmeyebilir. Yapısal kalp hastalığı olmayan, belirtileri hafif olan ve ekstrasistoller seyrek görülen kişilerde çoğu zaman herhangi bir tedavi gerekmez. Bu durum doktorunuz tarafından değerlendirildikten sonra "zararsız" olarak nitelendirildiğinde, açıklama ve güvence çoğu kişi için yeterlidir. Durumun farkında olmak ve nedenini anlamak kaygıyı büyük ölçüde azaltır.
- Tetikleyicilerden kaçının. Kafein, alkol, sigara ve stres gibi tetikleyiciler azaltıldığında ya da ortadan kaldırıldığında ekstrasistol sıklığı çoğu kişide önemli ölçüde azalır. Bu değişiklikler ilaç başlamadan önce denenebilecek en etkili adımlardır.
- Altta yatan hastalığın tedavisi. Tiroid bezi hastalığı, elektrolit dengesizliği veya kalp hastalığı gibi nedenlere bağlı ekstrasistoller, bu durumların tedavisiyle büyük ölçüde düzelir. Altta yatan neden kontrol altına alındığında ekstrasistoller de azalır.
- İlaç tedavisi. Belirtiler çok rahatsız ediciyse veya ekstrasistoller sık ve kalıcıysa ilaç tedavisi düşünülebilir. Beta blokerler en sık tercih edilen ilaçlardır. Kalp hızını düşürür, kalbin stres hormonlarına olan duyarlılığını azaltır ve ekstrasistol sıklığını önemli ölçüde düşürebilir. Genellikle iyi tolere edilir; ancak halsizlik, soğuk eller ve nabız düşüklüğü gibi yan etkileri olabilir.
- Kateter ablasyonu. İlaç tedavisine yanıt vermeyen, çok sık görülen ve kalp fonksiyonlarını olumsuz etkileyen ektrasistoller için düşünülen bir girişimdir. Kasık bölgesinden ince kateterler kalbe ulaştırılır ve ekstra elektrik sinyallerinin kaynağı olan bölge ısı enerjisiyle devre dışı bırakılır. Başarı oranı yüksektir ve çoğu hasta işlem sonrası belirgin iyileşme bildirir. Tüm hastalara uygun değildir; doktorunuz size bu seçeneğin uygun olup olmadığını değerlendirir.
Ekstrasistol ile Yaşam
Ekstrasistol tanısı alan pek çok kişi başlangıçta ciddi bir kaygı yaşar. Ancak çoğu ekstrasistoller zararsızdır ve yaşam kalitesini önemli ölçüde etkilemez.
- Kaygıyla başa çıkın. Ekstrasistolün zararsız olduğunu öğrenmek başlı başına rahatlatıcıdır. Ancak kalp atlamalarını sürekli "izleme" veya nabzı sık kontrol etme alışkanlığı kaygıyı artırabilir. Dikkatinizi başka yöne çekmek, nefes egzersizleri ve stres yönetimi teknikleri faydalı olabilir.
- Tetikleyicilerinizi tanıyın. Her kişinin tetikleyicileri farklıdır. Kafein, uyku düzensizliği veya stres gibi faktörlerin ekstrasistolle ilişkisini kendi gözlemlerinizle değerlendirin. Günlük tutmak bu konuda yardımcı olabilir.
- Sağlıklı yaşam tarzını benimseyin. Düzenli uyku, dengeli beslenme, düzenli egzersiz, stresin yönetilmesi ve sigaradan uzak durma hem genel sağlığı hem de kalp ritmini olumlu etkiler.
- Egzersiz yapabilirsiniz. Kalp hastalığı olmayan ve zararsız ekstrasistolü olan kişiler egzersiz yapabilir. Aksine, düzenli egzersiz zamanla ekstrasistol sıklığını azaltabilir. Ancak egzersiz sırasında göğüs ağrısı, bayılma hissi veya şiddetli çarpıntı yaşarsanız durdurun ve doktorunuza bildirin.
- Düzenli takip yaptırın. Yılda bir kez kontrol randevusu, ekstrasistolün seyrini takip etmek ve olası değişiklikleri erken fark etmek için yeterlidir. Altta yatan kalp hastalığı varsa takip sıklığı doktorunuz tarafından belirlenir.
Randevuya Hazırlanma
Çarpıntı yakınmasıyla doktora gitmek tedirgin edici olabilir. Hazırlıklı gitmek hem tanı sürecini kolaylaştırır hem de doktorunuzla daha verimli bir görüşme yapmanızı sağlar.
Yapabilecekleriniz:
- Çarpıntıların ne zaman başladığını, ne sıklıkla olduğunu ve ne kadar sürdüğünü not edin.
- Hangi durumlarda ortaya çıktığını belirleyin: dinlenirken mi, egzersiz sırasında mı, stresli anlarda mı?
- Eşlik eden belirtileri yazın: baş dönmesi, nefes darlığı, göğüs ağrısı, bayılma hissi.
- Günlük kafein, alkol ve sigara tüketiminizi değerlendirin.
- Kullandığınız tüm ilaçları ve takviyeleri listeleyin.
- Ailede ritim bozukluğu veya ani kalp ölümü öyküsü varsa belirtin.
- Sorularınızı önceden yazın.
Doktorunuza sorabileceğiniz sorular:
- Ekstrasistoller zararlı mı?
- Neden oluştuğunu biliyor musunuz?
- Tedavi gerekiyor mu?
- Hangi belirtilerde acile gitmeliyim?
- Egzersiz yapabilir miyim?
- Kafein ve alkolü tamamen bırakmam gerekiyor mu?
- Ne sıklıkla kontrol olmam gerekiyor?
Doktorunuz size şunları sorabilir:
- Çarpıntı hissi nasıl bir his? Kalp atlıyor mu, hızlanıyor mu?
- Ne zamandır var ve ne sıklıkla oluyor?
- Dinlenirken mi, egzersiz sırasında mı ortaya çıkıyor?
- Baş dönmesi veya bayılma hissi oldu mu?
- Daha önce kalp hastalığı tanısı aldınız mı?
- Ailede kalp hastalığı veya ani ölüm var mı?
- Kahve, alkol veya sigara kullanıyor musunuz?
- Son zamanlarda stres düzeyiniz nasıl?
- When and How to Treat Premature Ventricular Complexes https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/41172377/
- Premature Ventricular Contractions (PVCs): A Narrative Review https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/35907515/
- Evaluation and Management of Premature Ventricular Complexes https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/32074290/
- The Significance of Premature Ventricular Contractions in the Absence of Structural Heart Disease https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/40063845/
- How to Evaluate Premature Ventricular Beats in the Athlete https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/31274688/