Genel Bakış

Adenomyozis, rahim iç duvarını oluşturan endometrial dokunun rahim kas tabakasının içine doğru büyümesiyle ortaya çıkan bir durumdur. Normalde rahmin iç yüzeyinde bulunması gereken bu doku, kas tabakasının içine sızar ve her adet döneminde burada da kanamaya yol açar. Zamanla bu durum rahim kas tabakasının kalınlaşmasına, büyümesine ve ağrılı adet dönemlerine neden olur.

Adenomyozis en sık 40-50 yaş arası kadınlarda görülür, ancak daha genç kadınlarda da ortaya çıkabilir. Uzun yıllar "rahim içi endometriozis" olarak da adlandırılan bu durum, özellikle doğum yapmış kadınlarda daha sık karşılaşılır.

Belirtileri kişiden kişiye büyük farklılık gösterir. Bazı kadınlarda hiçbir belirti vermezken, bazılarında şiddetli ağrı ve yoğun kanamalara yol açabilir. Adenomyozis iyi huylu bir durumdur ve kanser riski taşımaz. Ancak belirtiler yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebilir.

Menopoza girmeyle birlikte belirtiler genellikle kendiliğinden geriler. Çünkü adet döngüsü sona erdiğinde endometrial dokunun kanaması da durur.

Belirtileri

Adenomyozisin belirtileri, endometrial dokunun kas tabakasına ne kadar yayıldığına ve kişinin ağrı eşiğine göre değişir. Kadınların yaklaşık üçte biri hiçbir belirti yaşamazken, diğerlerinde belirtiler oldukça rahatsız edici olabilir.

En sık görülen belirtiler şunlardır:

  • Ağrılı adet kanamaları. Adenomyozisin en karakteristik belirtisidir. Adet dönemlerinde normalden çok daha şiddetli kramp tarzında ağrılar hissedilir. Ağrı adet başlamadan birkaç gün önce başlayabilir ve adet bitene kadar devam edebilir. Zamanla ağrı şiddeti giderek artar.
  • Yoğun ve uzun süren kanamalar. Adet kanamaları normalden çok daha fazla olabilir. Pıhtılı kanamalar sık görülür. Kanama süresi uzar ve yedi günü geçebilir. Yoğun kanamaya bağlı olarak kansızlık (anemi) gelişebilir.
  • Kronik pelvik (kasık) ağrı. Adet dışı dönemlerde de kasık bölgesinde sürekli veya aralıklı ağrı hissedilebilir. Bu ağrı bel, kasık ve bacaklara yayılabilir.
  • Cinsel ilişki sırasında ağrı. Cinsel ilişki sırasında ağrı hissedilebilir. Bu durum ilişki sırasında rahmin hareket etmesi ve baskıya maruz kalmasından kaynaklanır.
  • Rahim büyümesi. Rahim normalden daha büyük ve yumuşak hissedilir. Bu durum bazen karında şişkinlik veya baskı hissine yol açabilir. Muayene sırasında rahmin normalden büyük olduğu fark edilir.
  • Adet dönemlerinde şişkinlik. Adet öncesi ve sırasında karında belirgin şişkinlik hissedilebilir. Bu durum rahimdeki ödem ve kan birikiminden kaynaklanır.

Belirtiler genellikle doğum yapmış ve 40 yaş üzeri kadınlarda daha belirgindir. Menopoza yaklaştıkça belirtiler şiddetlenebilir, ancak menopozla birlikte tamamen kaybolur.

Ne Zaman Doktora Görünmeli

Aşağıdaki durumlarda doktora başvurmanız önerilir:

  • Adet kanamalarınız giderek artıyor ve normalden çok daha fazla miktarda kanıyorsanız bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanına görünün.
  • Adet ağrılarınız gündelik yaşamınızı etkiliyor, okula veya işe gitmenizi engelliyorsa mutlaka değerlendirme yapılmalıdır.
  • Cinsel ilişki sırasında sürekli ağrı yaşıyorsanız ve bu durum ilişkinizi olumsuz etkiliyorsa doktora başvurun.
  • Adet dışı dönemlerde de sürekli kasık ağrınız varsa araştırılması gerekir.
  • Yoğun kanamalara bağlı olarak halsizlik, çabuk yorulma, baş dönmesi gibi kansızlık belirtileri gelişirse zaman kaybetmeden doktora görünün.
  • Gebi kalmakta zorluk yaşıyorsanız ve tekrarlayan düşükleriniz varsa adenomyozis değerlendirmesi yapılmalıdır.

Nedenleri ve Risk Faktörleri

Adenomyozisin kesin nedeni tam olarak bilinmemektedir. Ancak rahim iç duvarı ile kas tabakası arasındaki sınırın bozulması sonucu endometrial dokunun kas içine doğru büyüdüğü düşünülmektedir.

Bu duruma yol açtığı düşünülen bazı teoriler şunlardır:

  • Doku invazyonu. Rahim iç duvarı ile kas tabakası arasındaki doğal bariyerin hasar görmesi sonucu endometrial hücreler kas tabakasına sızar. Bu hasar özellikle doğum, küretaj veya rahim ameliyatları sırasında oluşabilir.
  • Gelişimsel köken. Bazı durumlarda endometrial doku, fetüs gelişimi sırasında rahim kas tabakasının içine yerleşmiş olabilir. Bu durum ergenlikle birlikte belirti vermeye başlar.
  • Doğum yapmış olmak. Birden fazla doğum yapmış kadınlarda adenomyozis daha sık görülür. Doğum sırasında rahim kas tabakasında oluşan hasarın bu duruma zemin hazırladığı düşünülmektedir.
  • Yaş. 40-50 yaş arası kadınlarda daha sık görülür. Uzun yıllar boyunca östrojen maruziyetinin birikici etkisi olduğu düşünülmektedir.
  • Rahim ameliyatları. Daha önce myom çıkarma, sezaryen veya küretaj gibi rahimle ilgili işlemler geçiren kadınlarda risk artar.

Adenomyozis için en önemli risk faktörleri şunlardır:

  • Yaş. 40 yaş üzerinde risk belirgin şekilde artar.
  • Doğum sayısı. Birden fazla doğum yapmış kadınlarda daha sıktır.
  • Geçirilmiş rahim ameliyatları. Sezaryen, myom çıkarma veya küretaj öyküsü riski artırır.
  • Endometriozis varlığı. Adenomyozis sıklıkla endometriozis ile birlikte görülebilir.

Adenomyozis kadınlar arasında oldukça yaygındır. Yapılan çalışmalar histerektomi (rahim alma) ameliyatı geçiren kadınların yüzde 20-30'unda adenomyozis bulunduğunu göstermektedir.

Komplikasyonları

Adenomyozis çoğu kadında ciddi komplikasyonlara yol açmaz. Ancak bazı durumlarda sorunlar gelişebilir.

  • Kronik kansızlık. Uzun süren ve yoğun olan adet kanamaları demir eksikliği anemisine yol açabilir. Kansızlık halsizlik, çabuk yorulma, soluk cilt, saç dökülmesi ve konsantrasyon güçlüğü gibi belirtilere neden olur.
  • Kronik ağrıya bağlı yaşam kalitesi düşüşü. Sürekli veya tekrarlayan ağrılar iş, sosyal yaşam ve aile hayatını olumsuz etkiler. Bazı kadınlar ağrı nedeniyle günlük aktivitelerini kısıtlamak zorunda kalır.
  • Doğurganlık sorunları. Adenomyozis gebelik oluşumunu zorlaştırabilir. Rahim kas tabakasındaki iltihabi ortam ve kan akımı bozuklukları embriyonun rahme tutunmasını engelleyebilir. Ayrıca tekrarlayan düşük riskini artırabilir.
  • Cinsel işlev bozukluğu. Cinsel ilişki sırasında duyulan ağrı zamanla cinsel isteksizliğe ve ilişkide sorunlara yol açabilir.
  • Psikolojik etkiler. Kronik ağrı ve yoğun kanamalar kaygı, stres ve depresyona neden olabilir. Kadınlar belirtilerin ne zaman ortaya çıkacağı endişesiyle yaşayabilir.

Tanısı

Adenomyozis tanısı öykü, jinekolojik muayene ve görüntüleme yöntemleriyle konur. Geçmişte kesin tanı ancak histerektomi sonrası rahmin incelenmesiyle konulabilirken, günümüzde gelişmiş görüntüleme yöntemleri sayesinde ameliyata gerek kalmadan tanı konulabilmektedir.

Tanı süreci genellikle şunları içerir:

  • Ayrıntılı öykü ve jinekolojik muayene. Doktorunuz adet kanamalarınızın düzeni, miktarı, ağrı şiddetiniz ve doğum öykünüz hakkında sorular sorar. Jinekolojik muayenede rahmin büyüklüğü, şekli ve hassasiyeti değerlendirilir. Adenomyoziste rahim genellikle büyümüş ve yumuşak hissedilir.
  • Ultrasonografi. Tanıda en sık kullanılan yöntemdir. Vajinal ultrason ile rahim kas tabakası detaylı olarak incelenir. Adenomyoziste kas tabakasında kalınlaşma, küçük kistik alanlar ve düzensiz görünüm izlenir. Ultrason, deneyimli bir uzman tarafından yapıldığında yüksek tanı oranına sahiptir.
  • Manyetik rezonans görüntüleme. Ultrasonun yeterli olmadığı durumlarda veya tanıdan emin olunamadığında kullanılır. MR, rahim kas tabakasını çok detaylı gösterir ve adenomyozisin yaygınlığını belirlemede oldukça başarılıdır. Ayrıca adenomyozisi rahimdeki diğer oluşumlardan (myom gibi) ayırt etmede yardımcıdır.
  • Biyopsi. Nadiren, histeroskopi (kamera ile rahim içinin görüntülenmesi) sırasında kas tabakasından küçük bir doku örneği alınabilir. Ancak bu işlem her zaman gerekli değildir.

Tedavisi

Adenomyozis tedavisinin amacı belirtileri kontrol altına almak, ağrıyı azaltmak, kanamaları düzenlemek ve yaşam kalitesini iyileştirmektir. Tedavi yaklaşımı kişinin yaşına, belirtilerin şiddetine, çocuk sahibi olma isteğine ve genel sağlık durumuna göre belirlenir.

Tedavi seçenekleri şunları içerir:

  • Ağrı kesici ve iltihap giderici ilaçlar. Adet ağrılarını hafifletmek için ibuprofen veya naproksen gibi nonsteroid antiinflamatuar ilaçlar kullanılır. Bu ilaçlar ağrıya neden olan prostaglandinlerin üretimini azaltır. Adet başlamadan bir gün önce başlanıp adetin ilk günlerinde düzenli kullanıldığında daha etkilidir.
  • Hormonal tedaviler. Hormonal ilaçlar endometrial dokunun büyümesini baskılayarak belirtileri kontrol altına alır. Doğum kontrol hapları adet kanamalarını düzenler, kanama miktarını azaltır ve ağrıyı hafifletir. Progesteron içeren rahim içi araç (hormonlu spiral) özellikle yoğun kanamaları azaltmada oldukça etkilidir ve beş yıl süreyle koruma sağlar. GnRH agonistleri yumurtalıkların hormon üretimini geçici olarak durdurur ve yapay menopoz oluşturur. Bu sayede endometrial doku küçülür ve belirtiler kaybolur. Ancak uzun süreli kullanımda kemik erimesi riski nedeniyle genellikle altı aydan fazla önerilmez.
  • Rahim atardamarı embolizasyonu. Bu işlemde kasıktaki atardamardan ince bir kateter ilerletilerek rahmi besleyen damarlara ulaşılır ve küçük partiküller enjekte edilir. Bu partiküller damarları tıkayarak adenomyozis dokusuna giden kan akımını azaltır. Kan akımı kesilen doku küçülür ve belirtiler geriler. İşlem sonrası birkaç gün hastanede kalmak gerekebilir. Başarı oranı yüksektir ancak gebelik planlayan kadınlarda dikkatli değerlendirme yapılmalıdır.
  • Odaklanmış ultrason cerrahisi. MR rehberliğinde yapılan bu yöntemde, yüksek yoğunluklu ultrason dalgaları rahim kas tabakasındaki adenomyozis dokusuna odaklanır ve bu dokuyu ısıtarak yok eder. Ameliyatsız bir yöntemdir ve işlem sonrası hızlı iyileşme sağlanır. Ancak her merkezde bulunmayan ileri teknoloji gerektiren bir yöntemdir.
  • Endometrial ablasyon. Rahim iç duvarının çeşitli yöntemlerle (ısı, soğuk, mikrodalga) yakılarak yok edildiği bir işlemdir. Özellikle yoğun kanamaları azaltmada etkilidir. Ancak adenomyozis kas tabakasının derinlerine yayılmışsa yeterli olmayabilir. Çocuk sahibi olmak isteyen kadınlar için uygun değildir.
  • Histerektomi. Rahimin tamamen cerrahi olarak çıkarılması işlemidir. Adenomyozisin kesin tedavisidir ve belirtiler tamamen ortadan kalkar. Ancak büyük bir ameliyattır ve çocuk sahibi olma isteği sona ermiş, belirtileri diğer tedavilerle kontrol altına alınamayan kadınlarda son çare olarak düşünülür. Ameliyat sonrası iyileşme süresi dört-altı haftadır.

Adenomyozis ile Yaşam

Adenomyozis kronik bir durumdur ve yaşam boyu devam eder. Ancak belirtileri kontrol altına almak ve yaşam kalitesini artırmak için yapılabilecek pek çok şey vardır.

  • Ağrı yönetimini öğrenin. Adet dönemlerinde ağrıyı hafifletmek için sıcak su torbası veya sıcak banyo yapın. Sıcaklık kasları gevşetir ve ağrıyı azaltır. Ağrı kesicilerinizi adet başlamadan önce düzenli kullanmaya başlayın. Bitkisel çaylar (papatya, zencefil) rahatlatıcı olabilir.
  • Beslenmenize dikkat edin. İltihap artırıcı besinlerden (işlenmiş gıdalar, şeker, aşırı kafein) uzak durun. Omega-3 yağ asitleri (balık, ceviz, keten tohumu) iltihabı azaltmaya yardımcı olabilir. Lifli besinler (sebze, meyve, tam tahıllar) östrojen seviyesini dengelemeye yardımcı olur. Demir açısından zengin besinler (kırmızı et, ıspanak, kuru baklagiller) yoğun kanamalara bağlı kansızlığı önlemeye yardımcı olur.
  • Düzenli egzersiz yapın. Yürüyüş, yüzme, yoga gibi düşük etkili egzersizler kan dolaşımını artırır, ağrıyı azaltır ve stresi yönetmeye yardımcı olur. Özellikle yoga ve pilates pelvik kasları güçlendirir ve esnetir. Adet döneminde ağrıyı artırmayan egzersizler tercih edin.
  • Stres yönetimi uygulayın. Stres belirtileri kötüleştirebilir. Meditasyon, derin nefes egzersizleri, gevşeme teknikleri ve hobiler stresi azaltmada yardımcı olur. Gerekirse bir terapistten destek alın.
  • Kanama takibi yapın. Adet takvimi tutarak kanama miktarınızı, sürenizi ve ağrı şiddetinizi kaydedin. Bu bilgiler doktorunuzun tedaviyi düzenlemesine yardımcı olur. Aşırı kanama fark ederseniz (saatte bir ped değiştirme ihtiyacı, büyük pıhtılar) doktorunuza bildirin.
  • Kansızlık belirtilerine dikkat edin. Halsizlik, çabuk yorulma, soluk cilt, nefes darlığı gibi belirtiler fark ederseniz kan sayımı yaptırın. Demir takviyesi gerekiyorsa doktor önerisiyle kullanın.
  • Cinsel yaşamınızı konuşun. Cinsel ilişki sırasında ağrı yaşıyorsanız partnerinizle açık iletişim kurun. Farklı pozisyonlar deneyerek ağrıyı azaltabilirsiniz. Ağrı devam ediyorsa doktorunuzla konuşmaktan çekinmeyin.
  • Gebelik planlarınızı paylaşın. Çocuk sahibi olmayı düşünüyorsanız doktorunuzla konuşun. Tedavi seçenekleri gebelik planınıza göre düzenlenmelidir. Bazı tedaviler geçici olarak gebeliği önleyebilir veya gebelik sonrasına ertelenebilir.
  • Düzenli kontrollerinizi yaptırın. Jinekolojik muayenelerinizi aksatmayın. Belirtilerinizde değişiklik olursa veya yeni belirtiler eklenirse zaman kaybetmeden doktorunuza başvurun.
  • İlaçlarınızı düzenli kullanın. Hormonal tedavi alıyorsanız ilaçlarınızı doktorunuzun önerdiği şekilde kullanın. İlaçların düzenli kullanımı belirtilerin kontrolünde kritik öneme sahiptir. Herhangi bir yan etki fark ederseniz doktorunuzla görüşün.
  • Alternatif tedaviler hakkında bilgi alın. Akupunktur, bitkisel tedaviler gibi yöntemler bazı kadınlarda rahatlama sağlayabilir. Ancak bu yöntemleri kullanmadan önce mutlaka doktorunuza danışın.
  • Kendinize zaman ayırın. Kronik bir hastalıkla yaşamak yorucu olabilir. Dinlenmeye, uyku düzeninize ve kendinize iyi bakmaya özen gösterin. Vücudunuzu dinleyin ve gerektiğinde yavaşlayın.
  • İş yerinde düzenleme yapın. Ağrılı ve yoğun kanamalı günlerde esnek çalışma saatleri veya evden çalışma imkanı varsa değerlendirin. Gerekirse iş yerinizdeki durumu insan kaynaklarıyla paylaşarak destek isteyin.

Randevuya Hazırlanma

Yapabilecekleriniz:

  • Adet dönemlerinizin takvimini tutun. Kanama günleri, miktarı ve ağrı şiddetini not edin.
  • Ağrıyı tanımlayın (nerede, ne zaman başlıyor, ne kadar sürüyor, ne iyi geliyor).
  • Daha önceki gebelikleriniz, doğumlarınız, düşükleriniz ve geçirdiğiniz jinekolojik ameliyatları listeleyin.
  • Kullandığınız tüm ilaçları, vitaminleri ve bitkisel takviyeleri yazın.
  • Ailede (anne, kız kardeş) adenomyozis, endometriozis veya rahim kanseri öyküsü varsa belirtin.
  • Gebelik planlayıp planlamadığınızı netleştirin.
  • Sorularınızı önceden yazın.

Doktorunuza sorabileceğiniz sorular:

  • Belirtilerimin nedeni adenomyozis mi yoksa başka bir durum olabilir mi?
  • Tanıyı kesinleştirmek için hangi testleri yapmamız gerekiyor?
  • Adenomyozisim ne kadar yaygın ve şiddetli?
  • Gebelik planlıyorum, bu durum gebeliğimi nasıl etkiler?
  • İlaç tedavisi mi yoksa girişimsel bir yöntem mi benim için daha uygun?
  • Hormonal tedavilerin yan etkileri nelerdir?
  • Ameliyatsız tedavi seçeneklerinden fayda görür müyüm?
  • Hangi durumda histerektomi düşünülmeli?
  • Belirtilerimi hafifletmek için günlük hayatta neler yapabilirim?
  • Ne sıklıkla kontrol olmam gerekiyor?

Doktorunuz size şunları sorabilir:

  • Adet kanamalarınız ne kadar sürüyor ve ne kadar yoğun?
  • Adet ağrınız hangi günler başlıyor ve ne kadar sürüyor?
  • Ağrı için ağrı kesici kullanıyor musunuz, işe yarıyor mu?
  • Cinsel ilişki sırasında ağrı yaşıyor musunuz?
  • Daha önce kaç doğum yaptınız ve nasıl doğumlardı?
  • Daha önce düşük yaptınız mı?
  • Daha önce rahimle ilgili bir ameliyat geçirdiniz mi?
  • Ailenizde benzer sorunlar yaşayan var mı?
  • Gebelik düşünüyor musunuz?
  • Hangi doğum kontrol yöntemini kullanıyorsunuz?
Paylaş:

1- Adenomyosis: An Updated Review on Diagnosis and Classification — https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/37510943/

2- Adenomyosis: Diagnosis and Management — https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/35029928/

3- Adenomyosis: Mechanisms and Pathogenesis — https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/33032339/

4- Adenomyosis: A Clinical Review of a Challenging Gynecologic Condition — https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/26427702/

5- Cracking the enigma of adenomyosis: an update on its pathogenesis and clinical implications — https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/36099328/