Genel Bakış

Anevrizma, bir kan damarının duvarındaki zayıf noktanın balonlaşarak genişlemesidir. Normalde damar duvarları güçlü ve esnek bir yapıya sahiptir. Ancak belirli bir noktada duvar zayıfladığında kan basıncının sürekli etkisiyle o bölge şişmeye başlar ve zamanla balon gibi bir çıkıntı oluşur. Bu çıkıntı büyüdükçe duvar daha da incelir ve bir noktada yırtılma riski ortaya çıkar.

Anevrizmanın en tehlikeli özelliği sessiz seyrediyor olmasıdır. Çoğu anevrizma yıllarca hiçbir belirti vermeden büyür ve kişi tamamen tesadüfen ya da başka bir nedenle yapılan görüntülemede hastalığını öğrenir. Yırtıldığındaysa tablo çok ağır olabilir; iç kanama hızla gelişir ve hayatı tehdit eden bir acil durum ortaya çıkar.

Anevrizma vücudun herhangi bir damarında gelişebilir. En sık görülen ve en çok hayatı tehdit eden formlar aort anevrizması ve beyin (intrakraniyal) anevrizmasıdır. Aort, kalpten çıkan ve vücudun en büyük damarıdır; bu damardaki anevrizma karın ya da göğüs bölgesinde gelişebilir. Beyin anevrizmaları ise beyne kan taşıyan damarlarda oluşur ve yırtıldığında beyin kanamasına yol açar.

Anevrizmanın iyiliği şudur: görüntüleme yöntemleriyle erken saptandığında ve düzenli takip edildiğinde yırtılma riski büyük ölçüde yönetilebilir. Belirli bir büyüklüğe ulaşan ya da hızlı büyüyen anevrizmalarda ise cerrahi ya da girişimsel tedaviyle yırtılmanın önüne geçilebilir.

Anevrizma Türleri

Anevrizmanın birkaç farklı türü vardır. Her tür farklı bir bölgede gelişir, farklı belirtiler verebilir ve farklı bir yönetim gerektirir.

  • Aort anevrizması. En sık görülen ve en tehlikeli türdür. Aort, kalpten çıkarak göğüs ve karın bölgesinden geçen vücudun en büyük damarıdır. Karın aort anevrizması aortun karın bölgesindeki kısmında gelişir ve özellikle 65 yaş üstü erkeklerde sık görülür. Torasik aort anevrizması ise aortun göğüs bölgesindeki kısmını etkiler. Her ikisi de uzun süre sessiz seyredebilir.
  • Beyin (intrakraniyal) anevrizması. Beyne kan taşıyan damarlarda gelişen balonlaşmalardır. Çoğu küçük kalır ve hiç belirti vermez. Ancak yırtıldığında beyin zarları arasına kanama (subaraknoid kanama) oluşur ve bu durum ani, şiddetli baş ağrısına ve ciddi komplikasyonlara yol açar.
  • Periferik anevrizma. Bacak, kasık ya da kol damarlarında gelişen anevrizmalardır. Yırtılma riski aort ya da beyin anevrizmalarına kıyasla daha düşüktür. Ancak içinde pıhtı oluşarak bacağa gitmesi ve kangren riskine yol açması nedeniyle önem taşır. Popliteal anevrizma (diz arkasındaki damarda) ve femoral anevrizma (kasık damarında) en sık görülen periferik anevrizma türleridir.
  • Visseral anevrizma. Böbrek, dalak, karaciğer ya da bağırsak damarlarında gelişen anevrizma türüdür. Dalak anevrizması bu grup içinde en sık görülenidir ve özellikle gebelerde yırtılma riski taşır.

Belirtileri

Anevrizmanın büyük çoğunluğu sessiz seyreder ve kendiliğinden belirti vermez. Ancak büyüdükçe çevre dokulara baskı yapar ya da yırtılma gerçekleşirse belirtiler ortaya çıkar.

Karın aort anevrizması belirtileri şunlardır:

  • Göbek çevresinde ya da sırtta künt ağrı. Anevrizma büyüdükçe çevre dokulara baskı yapabilir. Bu baskı göbek çevresinde ya da sırtta künt, sürekli ya da aralıklı bir ağrı şeklinde hissedilebilir.
  • Göbek çevresinde nabız hissi. Bazı hastalar göbek çevresinde ya da karın ortasında ritimli bir nabız ya da atma hissi tarif eder.
  • Yırtılma belirtileri. Karın ya da sırtta ani başlayan çok şiddetli ağrı, kan basıncında hızlı düşme, bayılma ve şok tablosu yırtılmanın işaretleridir. Bu tablo derhal 112 aranmasını gerektiren bir tıbbi acildir.

Beyin anevrizması belirtileri şunlardır:

  • Yırtılmamış anevrizma belirtileri. Küçük anevrizmaların büyük çoğunluğu belirti vermez. Büyük anevrizmalar çevre sinir ya da dokulara baskı yaparak göz kapağında düşme, çift görme, gözün etrafında ağrı ya da yüzde uyuşma oluşturabilir.
  • Yırtılma belirtisi: baş ağrılarının en şiddetlisi. Beyin anevrizması yırtıldığında ani, şiddetli ve daha önce hiç yaşanmamış türde bir baş ağrısı gelişir. Hastalar bunu çoğunlukla "hayatımın en kötü baş ağrısı" ya da "kafama yumruk yedi gibi" olarak tarif eder. Boyun tutulması, ışığa hassasiyet, bulantı, kusma ve bilinç değişikliği eşlik edebilir. Bu bir tıbbi acildir; derhal 112 aranmalıdır.

Torasik aort anevrizması belirtileri şunlardır:

  • Göğüs ya da sırt ağrısı
  • Nefes darlığı ya da yutma güçlüğü (anevrizma yemek borusuna ya da soluk borusuna baskı yapıyorsa)
  • Ses kısıklığı (ses sinirlerine baskı varsa)

Ne Zaman Doktora Görünmeli

Anevrizmaların büyük çoğunluğu belirti vermediğinden risk altındaki kişilerin düzenli tarama yaptırması çok önemlidir.

Aşağıdaki durumlarda doktora başvurun:

  • 65 yaş üstü bir erkekseniz ve sigara kullanıyorsanız ya da kullandıysanız, karın aort anevrizması için tarama yaptırmanız önerilir
  • Ailede anevrizma öyküsü varsa
  • Marfan sendromu ya da bağ doku hastalığı tanınız varsa
  • Göbek çevresinde ya da sırtta açıklanamayan sürekli ağrı başladıysa
  • Görme değişikliği, göz kapağı düşmesi ya da yüzde uyuşma gelişirse

Aşağıdaki durumlarda derhal 112'yi arayın:

  • Karın ya da sırtta ani, çok şiddetli ağrı başlarsa (özellikle bayılma ya da tansiyonun düşmesiyle birlikte)
  • Daha önce hiç böyle olmayan, çok şiddetli ve ani baş ağrısı gelişirse
  • Şiddetli baş ağrısıyla birlikte boyun tutulması, bilinç değişikliği ya da kusma olursa
  • Ani görme kaybı, yüz felci ya da kol-bacak güçsüzlüğü gelişirse

Nedenleri

Anevrizma damar duvarının zayıflamasıyla başlar. Bu zayıflama tek bir nedenden değil, çoğunlukla birden fazla etkenin birlikte etkisiyle oluşur.

  • Ateroskleroz (damar sertliği). Damar duvarlarında yıllarca biriken kolesterol ve yağlı plaklar damarı zayıflatır ve esnekliğini azaltır. Karın aort anevrizmasının en sık nedenidir.
  • Yüksek tansiyon. Sürekli yüksek seyreden kan basıncı damar duvarlarına kronik mekanik hasar verir. Bu hasar zamanla damar duvarını incelterek balonlaşmaya zemin hazırlar. Hem anevrizma oluşumunu tetikler hem de var olan anevrizmayı büyütür.
  • Genetik ve bağ doku hastalıkları. Marfan sendromu ve Ehlers-Danlos sendromu gibi kalıtsal hastalıklarda damar duvarlarının yapısında doğuştan bir zayıflık bulunur. Bu kişilerde anevrizma çok daha genç yaşlarda ve daha hızlı ilerleyerek gelişebilir.
  • Enfeksiyon ve inflamasyon. Nadiren bakteriyel enfeksiyonlar ya da damar duvarını etkileyen iltihaplı hastalıklar anevrizma gelişimine zemin hazırlayabilir. Bu tür anevrizmalara mikotik anevrizma adı verilir.
  • Travma. Trafik kazası ya da yüksekten düşme gibi ciddi yaralanmalar damar duvarını zedeleyerek anevrizmaya yol açabilir.
  • Doğuştan damar anomalileri. Beyin anevrizmaları zaman zaman damarın doğuştan gelen yapısal bir zayıflığından kaynaklanır. Bu nedenle ailede beyin kanaması öyküsü olan kişilerde tarama yapılması önerilir.

Risk Faktörleri

Anevrizma için belirlenmiş risk faktörleri şunlardır:

  • Sigara kullanımı. Anevrizmanın en önemli değiştirilebilir risk faktörüdür. Sigara damar duvarlarını doğrudan tahrip eder ve aterosklerozun ilerlemesini hızlandırır. Karın aort anevrizması riskini sigara içmeyenlere kıyasla üç ila beş kat artırır. Var olan bir anevrizmanın büyüme hızını da artırır.
  • İleri yaş. Anevrizma riski yaşla birlikte artar. Karın aort anevrizması özellikle 65 yaş üstünde sık görülür. Damar duvarlarının yaşla birlikte zayıflaması ve esnekliğini yitirmesi bu artışın temel nedenidir.
  • Erkek cinsiyet. Karın aort anevrizması erkeklerde kadınlara kıyasla dört ila altı kat daha sık görülür. Beyin anevrizması ise kadınlarda biraz daha sık görülür.
  • Yüksek tansiyon. Kontrol altına alınmayan hipertansiyon hem anevrizma oluşumunu hem de büyümesini hızlandırır.
  • Aile öyküsü. Birinci derece akrabalarında anevrizma öyküsü olan kişilerde risk belirgin biçimde artar. Özellikle karın aort anevrizmasında genetik yatkınlık güçlü bir rol oynar.
  • Yüksek kolesterol ve ateroskleroz. Damar sertliği anevrizma oluşumunun temel mekanizmalarından biridir.
  • Bağ doku hastalıkları. Marfan sendromu ve Ehlers-Danlos sendromu gibi hastalıklar damar duvarının yapısal zayıflığına yol açarak genç yaşta anevrizma riskini artırır.

Tanısı

Anevrizmaların büyük çoğunluğu belirti vermeden saptanamaz; bu nedenle risk grubundaki kişilerde tarama önemlidir. Anevrizma çoğu zaman başka bir nedenle yapılan görüntülemede tesadüfen keşfedilir.

Anevrizma tanısında kullanılan yöntemler şunlardır:

  • Ultrasonografi (karın ultrasonografisi). Karın aort anevrizmasının taranmasında ilk tercih edilen yöntemdir. Radyasyon içermez, ağrısızdır ve güvenilir sonuçlar verir. Birleşik Krallık ve ABD başta olmak üzere pek çok ülkede belirli yaş gruplarında rutin tarama programı kapsamında uygulanır.
  • Bilgisayarlı tomografi (BT) anjiyografi. Anevrizmanın boyutunu, şeklini, konumunu ve çevre damarlarla ilişkisini çok ayrıntılı biçimde gösterir. Cerrahi ya da girişimsel tedavi planlanırken en değerli görüntüleme yöntemidir. Acil durumlarda da hızlı ve güvenilir bilgi sağlar.
  • Manyetik rezonans görüntüleme (MRI). Özellikle beyin ve torasik aort anevrizmasının değerlendirilmesinde tercih edilir. Radyasyon içermez ve yumuşak dokuları çok iyi görüntüler.
  • Serebral anjiyografi. Beyin damarlarını görüntülemek için kasığa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla boyayı damar içine verip röntgen çekilmesidir. Beyin anevrizmasının kesin görüntülenmesinde hâlâ altın standart olarak kabul edilir. Aynı seans içinde tedavi (koilleme) uygulanabilir.
  • Fizik muayene. Bazı karın aort anevrizmaları karın muayenesinde titreşim ya da nabız hissiyle saptanabilir; ancak bu yöntem güvenilir değildir. Fizik muayene destekleyici bir bilgi sunar; tanı her zaman görüntülemeyle doğrulanmalıdır.

Tedavisi

Anevrizma tedavisi büyüklüğüne, büyüme hızına, konumuna ve hastanın genel sağlık durumuna göre belirlenir. Her anevrizmanın hemen tedavi edilmesi gerekmez; küçük ve stabil anevrizmalarda izlem yeterli olabilir.

Anevrizma tedavisinde kullanılan yöntemler şunlardır:

  • Düzenli izlem ve görüntüleme. Küçük anevrizmalarda (karın aortu için genellikle 5 cm altında) düzenli ultrasonografi ya da BT ile takip yapılır. Büyüme hızı izlenir; yırtılma riski düşük olduğu sürece müdahale ertelenir. Bu süreçte risk faktörlerinin kontrol altına alınması (sigara bırakma, tansiyon kontrolü) çok önemlidir.
  • İlaç tedavisi. Anevrizmayı ortadan kaldırmaz ancak büyümesini yavaşlatabilir ve yırtılma riskini azaltabilir. Yüksek tansiyon tedavisi (beta blokerler, ACE inhibitörleri) damar üzerindeki basıncı azaltır. Statin ilaçları aterosklerozun ilerlemesini yavaşlatır. Sigara bırakma tedavisi anevrizma yönetiminin en kritik bileşenidir.
  • Açık cerrahi onarım. Anevrizmanın bulunduğu bölge açılarak hasarlı damar segmenti çıkarılır ve yerine sentetik bir damar grefti (yapay damar) dikilerek kan akışı yeniden sağlanır. Uzun vadede çok dayanıklı sonuçlar verir. Ancak büyük bir ameliyat olduğundan iyileşme süreci uzundur ve yaşlı ya da zayıf hastalarda cerrahi riski yüksek olabilir.
  • Endovasküler onarım (EVAR/TEVAR). Kasık ya da kol damarından ince bir kateter ilerletilerek anevrizma içine stent-greft adı verilen metal destekli bir damar tüpü yerleştirilir. Bu tüp kan akışını anevrizma kesesinin dışına yönlendirir ve kese üzerindeki basıncı azaltarak yırtılmanın önüne geçer. Açık cerrahiye kıyasla çok daha az invazivdir; iyileşme süreci kısadır ve özellikle yaşlı ya da cerrahi riski yüksek hastalarda tercih edilir. Uzun vadeli takip gerektirmesi ve her anatomide uygulanamaması sınırlılıkları arasındadır.
  • Beyin anevrizması tedavisi: koilleme (endovasküler koil embolizasyonu). Kasıktan ilerletilen ince bir kateter aracılığıyla anevrizma kesesinin içine küçük metal spiraller (koiller) yerleştirilir. Bu spiraller anevrizma içinde pıhtı oluşumunu tetikleyerek kesenin kan ile dolmasını engeller. Minimal invaziv bir yöntemdir ve beyin cerrahisine kıyasla iyileşme süresi çok daha kısadır.
  • Beyin anevrizması tedavisi: klipling (cerrahi klip). Beyin ameliyatıyla (kraniyotomi) anevrizma kesesinin boynuna metal bir klip yerleştirilerek kan akışı kesilir. Anevrizma böylece işlevsiz hale getirilir. Koillemeden daha invaziv olmakla birlikte bazı anevrizma türlerinde daha kalıcı sonuç verebilir.

Komplikasyonları

Anevrizmanın en ciddi ve en korkulan komplikasyonu yırtılmadır. Ancak yırtılma dışında da önemli komplikasyonlar gelişebilir.

  • Yırtılma ve iç kanama. Anevrizma yırtıldığında hızlı ve ciddi iç kanama gelişir. Karın aort anevrizması yırtıldığında hayatta kalma oranı çok düşüktür; hızlı cerrahi müdahale yapılsa bile ölüm riski yüksektir. Beyin anevrizması yırtıldığında beyin kanaması ve ağır nörolojik hasar gelişebilir.
  • Pıhtı oluşumu ve emboli. Anevrizma kesesinin içinde kan durgunlaşır ve pıhtı oluşabilir. Bu pıhtılar koparak daha küçük damarlara gidebilir; bacaklarda doku ölümüne (gangren) ya da organlara giden damarlarda tıkanmaya yol açabilir.
  • Çevre organlara baskı. Büyüyen anevrizmalar çevre organlara baskı yapabilir. Torasik aort anevrizması yemek borusu ya da soluk borusuna baskı yaparak yutma güçlüğü ya da nefes darlığına yol açabilir.
  • Diseksiyon. Aort anevrizmasına eşlik eden ya da anevrizmayla karışabilen bu durumda aort iç tabakası yırtılır ve kan damar duvarının katmanları arasına girer. Çok şiddetli ve ani ağrıyla kendini gösterir; tıbbi acildir.

Anevrizmayla Yaşam

Anevrizma tanısı almak başlangıçta kaygı verici gelebilir. Ancak izlem altında tutulan ve risk faktörleri kontrol edilen pek çok kişi normal bir yaşam sürdürebilir.

Risk Faktörlerini Kontrol Altına Alın

Sigarayı bırakmak anevrizma yönetiminde yapabileceğiniz en etkili değişikliktir. Sigara hem anevrizmanın büyüme hızını artırır hem de yırtılma riskini yükseltir. Kan basıncınızı düzenli ölçün ve hedef değerlerde tutmaya çalışın; yüksek tansiyon anevrizmayı büyüten en önemli etkenlerden biridir. Kolesterol kontrolü ve diyabet yönetimi de aterosklerozun ilerlemesini yavaşlatarak anevrizma üzerindeki etkiyi azaltır.

Takip Randevularını Aksatmayın

İzlemdeki anevrizmalarda düzenli görüntüleme randevuları hayati önem taşır. Anevrizma büyüdükçe tedavi eşiğine yaklaşılır ve bu eşiğin zamanında fark edilmesi müdahaleyi planlı ve güvenli biçimde yapma imkânı tanır. Takip görüntülemelerini atlamak anevrizma büyümesinin fark edilmeden geçmesine zemin hazırlayabilir.

Fiziksel Aktivite

Küçük ve stabil anevrizmalarda orta yoğunlukta egzersiz genellikle güvenlidir. Ancak ağır kaldırma, ıkınma gerektiren aktiviteler ve ani yoğun efor kan basıncını ani artırarak anevrizma üzerinde tehlikeli bir baskı oluşturabilir. Egzersiz sınırlarınızı doktorunuzla birlikte belirleyin.

Acil Belirtileri Tanıyın

Siz ve yakınlarınız yırtılma belirtilerini tanımalıdır. Karın ya da sırtta ani ve çok şiddetli ağrı, ya da daha önce hiç yaşanmamış türde ani ve şiddetli baş ağrısı gelişirse derhal 112'yi arayın. Bu durumlarda beklememek hayat kurtarır.

Randevuya Hazırlanma

Anevrizma tanısıyla ya da şüphesiyle doktora gitmeden önce hazırlıklı olmak hem tanı sürecini hızlandırır hem de tedavi kararını kolaylaştırır.

Yapabilecekleriniz:

  • Varsa daha önce yapılmış görüntüleme sonuçlarını ve raporlarını yanınıza alın
  • Ailede anevrizma, aort hastalığı ya da beyin kanaması öyküsü varsa belirtin
  • Sigara kullanım geçmişinizi aktarın
  • Kullandığınız tüm ilaçları listeleyin
  • Yüksek tansiyon, diyabet ya da kolesterol gibi kronik hastalıklarınızı belirtin
  • Sorularınızı önceden yazın

Doktorunuza sorabileceğiniz sorular şunlardır:

  • Anevrizmanın boyutu nedir ve şu an için tehlikeli mi?
  • Ne kadar hızlı büyüyor?
  • Ne sıklıkla kontrol görüntülemesi yapılacak?
  • Müdahale gerektirecek eşik nedir?
  • Hangi belirtiler gelişirse acile gitmem gerekiyor?
  • Hangi fiziksel aktivitelerden kaçınmalıyım?
  • Ailemi uyarmam gerekiyor mu?

Doktorunuzun size sorabileceği sorular şunlardır:

  • Sigara kullanıyor musunuz ya da kullandınız mı?
  • Yüksek tansiyonunuz var mı, kontrol altında mı?
  • Ailede anevrizma, aort ameliyatı ya da ani kardiyovasküler ölüm öyküsü var mı?
  • Daha önce benzer görüntüleme yapıldı mı?
  • Karın ya da sırtta ağrı yaşıyor musunuz?
  • Hangi ilaçları kullanıyorsunuz?
Paylaş:

1- The Management of Intracranial Aneurysms https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/38251053/

2- Intracranial aneurysms: Review of current science and management https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/29848228/

3- A Review of the Current Literature on Cerebral Aneurysms

https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/40190974/

4- A Review of Intracranial Aneurysm Imaging Modalities https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/39443148/

5- Comprehensive review of advances in endovascular treatment of brain aneurysms https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/34609898/

6- Management of Inflammatory Aortic Aneurysms https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/36623764/