Genel bakış

Anjina pektoris, kalp kasının o anki ihtiyacı olan oksijen bakımından zengin kanı yeterince alamaması durumunda ortaya çıkan göğüs ağrısı veya baskı hissidir. Bu durum kendi başına bir hastalık değil, genellikle kalbi besleyen koroner damarlardaki bir daralmanın veya tıkanıklığın belirtisi olarak kabul edilebilir.

Kalp kası, vücuda kan pompalamak için sürekli oksijene ihtiyaç duyar. Damarlar daraldığında, özellikle efor veya stres anında kan akışı yetersiz kalabilir, bu da kalp kasının "oksijen açlığı" çekmesine yol açabilir. Bu geçici yetersizlik, göğüs kafesinin arkasında sıkışma veya ağırlık hissi olarak kendini gösterebilir.

Tedavinin temel amacı, kalbin iş yükünü azaltarak kan akışını iyileştirmek ve bu durumun kalp krizi gibi daha ciddi bir tabloya ilerleme riskini sınırlamaya yardımcı olmaktır.

Anjina pektoris belirtileri

Anjina belirtileri genellikle göğüs bölgesinde hissedilen bir rahatsızlık olarak tanımlansa da, ağrının doğası ve yayıldığı bölgeler kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Bu his genellikle fiziksel bir aktivite sırasında başlar ve dinlenmekle hafifleyebilir.

  • Göğüste baskı ve sıkışma hissi: Hastalar genellikle göğüs kafesi üzerinde ağır bir yük varmış veya göğüsleri mengene ile sıkıştırılıyormuş gibi bir his tarif edebilir; bu durum kalp kasının zorlandığını yansıtabilir.
  • Ağrının vücuda yayılması: Kalpten kaynaklanan bu huzursuzluk hissi sadece göğüste kalmayıp; kollara (özellikle sol kol), boyuna, çeneye, omuzlara veya sırta doğru yayılım gösterebilir.
  • Nefes darlığı: Kalp kası yeterli oksijen alamadığında pompalama verimi düşebilir, bu da en küçük hareketlerde bile kişinin nefes nefese kalmasına yol açabilir.
  • Mide bulantısı ve baş dönmesi: Kalbin oksijen açlığı, otonom sinir sistemini uyararak terleme, mide bulantısı veya ani bir halsizlik hissini tetikleyebilir.
  • Hazımsızlık benzeri ağrı: Bazı bireyler anjina ağrısını göğüs kemiğinin altındaki bir yanma veya hazımsızlık hissi ile karıştırabilir; bu da teşhisin gecikmesine neden olabilir.

Ne zaman doktora görünmeli

Eğer fiziksel aktivite sırasında göğsünüzde yeni başlayan bir baskı hissediyor ve bu his dinlenince geçiyorsa, altta yatan bir damar tıkanıklığı ihtimaline karşı mutlaka bir kardiyoloğa başvurmalısınız.

Ancak, istirahatteyken başlayan, 15 dakikadan uzun süren, çok şiddetli olan veya dinlenmekle geçmeyen bir göğüs ağrısı yaşıyorsanız, bu durum bir kalp krizinin işareti olabileceğinden vakit kaybetmeden 112 acil servisi aramalısınız.

Anjina pektoris nedenleri

Anjina pektorisin ana nedeni, koroner arterlerin kalbe giden kan akışını kısıtlayacak şekilde hasar görmesi veya daralmasıdır. Bu durum genellikle uzun yıllar içinde biriken plakların damar çapını daraltmasıyla ilişkilendirilebilir.

  • Koroner arter hastalığı: Damar duvarlarında biriken kolesterol ve yağ plakları (ateroskleroz), kanın geçeceği yolu daraltarak kalp kasının beslenmesini bozabilir.
  • Yüksek tansiyon ve diyabet: Kontrolsüz kan basıncı damar duvarlarını yıpratabilir, yüksek kan şekeri ise damarların yapısını bozarak tıkanıklık sürecini hızlandırabilir.
  • Sigara kullanımı: Tütün ürünlerindeki kimyasallar damar iç yüzeyine zarar verebilir ve kanın pıhtılaşma eğilimini artırarak anjina ataklarını tetikleyebilir.
  • Koroner spazm: Nadiren damarlarda tıkanıklık olmasa bile, damar duvarındaki kasların aniden kasılması kan akışını geçici olarak durdurabilir ve ağrıya yol açabilir.
  • Şiddetli kansızlık (anemi): Kanda oksijen taşıyan hücrelerin az olması, damarlar açık olsa bile kalp kasının ihtiyaç duyduğu oksijeni alamamasına neden olabilir.

Anjina pektoris tanısı

Anjina teşhisi, ağrının özelliklerinin sorgulanması ve kalbin işleyişini gösteren tıbbi testlerin birleştirilmesiyle konulur. Doktorunuz, ağrının ne kadar riskli olduğunu anlamak için kapsamlı bir değerlendirme yapar.

  • Elektrokardiyogram (EKG): Kalbin elektriksel haritasını çıkararak, ağrı anında veya sonrasında kalp kasında bir beslenme bozukluğu olup olmadığını kontrol edebilir.
  • Efor testi (Stres testi): Kalbin iş yükü artırıldığında (yürüme bandı gibi) damarların bu talebe cevap verip veremediğini ve ağrının tetiklenip tetiklenmediğini izlemek için kullanılır.
  • Ekokardiyografi: Ultrason yardımıyla kalp kasının hareketleri ve kapak yapısı incelenerek, kanlanması bozulan bölgeler tespit edilebilir.
  • Koroner anjiyografi: Damarların içine kontrast madde verilerek çekilen bu röntgen, daralmanın tam yerini ve derecesini gösteren en kesin yöntemdir.

Anjina pektoris tedavisi

Tedavi süreci, ağrının sıklığını azaltmayı ve kalbi besleyen kan miktarını artırmayı hedefler. Yaşam tarzı değişiklikleri tedavinin temelini oluştururken, ilaçlar ve cerrahi işlemler destekleyici rol oynar.

  • İlaç tedavisi: Nitratlar damarları genişleterek kan akışını artırabilir; beta blokerler ise kalbin hızını yavaşlatarak oksijen ihtiyacını düşürmeye yardımcı olabilir.
  • Anjiyoplasti ve stent: Daralmış olan koroner damar, küçük bir balon yardımıyla açılabilir ve içine yerleştirilen metal bir kafes (stent) ile damarın açık kalması sağlanabilir.
  • Bypass cerrahisi: Eğer çok sayıda damar tıkalıysa, vücudun başka bir yerinden alınan damarlarla tıkanıklığın etrafından yeni bir yol (köprü) oluşturulabilir.
  • Yaşam tarzı yönetimi: Sigaranın bırakılması, kolesterol kontrolü ve uygun bir diyet, tedavinin başarısını ve hastanın yaşam süresini doğrudan etkileyebilir.

Anjina pektoris riskleri

Anjina pektoris, kalbin imdat çağrısı olarak kabul edilmelidir. Tedavi edilmediği takdirde, damar tıkanıklığının ilerlemesi vücutta geri dönüşü zor hasarlara zemin hazırlayabilir.

  • Kalp krizi: Damardaki daralmanın tam tıkanıklığa dönüşmesi, kalp kasının o bölgesinin ölmesine ve kalıcı hasara yol açabilir.
  • Kalp yetmezliği: Kalp kasının sürekli olarak yetersiz kan alması zamanla zayıflamasına ve vücuda yeterli kan pompalayamamasına neden olabilir.
  • Ritim bozuklukları (Aritmi): Beslenmesi bozulan kalp kası hücreleri, elektriksel sinyalleri hatalı ileterek hayati tehlike yaratan çarpıntılara yol açabilir.

Anjina pektoris önlenebilir mi?

Anjina pektoris, büyük oranda damar sağlığını korumaya yönelik alışkanlıklarla önlenebilir veya ilerlemesi durdurulabilir. Erken alınan önlemler, koroner arterlerin yıllar boyunca açık kalmasına yardımcı olabilir.

  • Dengeli beslenme: Akdeniz tipi diyet gibi sebze ve meyve ağırlıklı beslenmek, damar duvarlarında plak oluşumunu yavaşlatabilir.
  • Düzenli fiziksel aktivite: Doktor onaylı bir egzersiz programı, kalbi güçlendirerek ve kan dolaşımını artırarak anjina eşiğini yükseltebilir.
  • Kronik hastalıkların yönetimi: Tansiyon ve şeker düzeylerinin hedef aralıkta tutulması, damar iç yüzeyini koruyarak tıkanıklık riskini minimize edebilir.
Paylaş:
  1. Diagnosis and Management of Stable Angina: A Review https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/33944871/
  2. Coronary Microvascular Angina: A State-of-the-Art Review https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/35433857/
  3. Microvascular Angina: Diagnosis and Management https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/34950242/
  4. Vasospastic angina: a review on diagnostic approach and management https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/38343041/