Genel Bakış
Hipertrofik kardiyomiyopati, kalp kasının anormal biçimde kalınlaştığı kalıtsal bir kalp hastalığıdır. Bu kalınlaşma en çok sol ventrikülde ve iki odacık arasındaki bölmede görülür. Kalınlaşan kas kalbin içini daraltır ve kanın dışarı çıkmasını zorlaştırabilir. Aynı zamanda kalp kası sertleştiğinden dolum aşamasında yeterince genişleyemez.
Hipertrofik kardiyomiyopati genç ve sağlıklı görünen bireylerde ani kalp durmasının en sık nedenlerinden biridir. Bu nedenle özellikle sporcularda ve genç yetişkinlerde önemle takip edilmesi gereken bir hastalıktır. Ancak pek çok kişide hastalık yıllarca belirti vermez ve rutin ya da aile taraması sırasında tesadüfen fark edilir.
Hipertrofik kardiyomiyopati kalıtsal bir hastalıktır ve birinci derece aile bireylerinde de görülme olasılığı yüksektir. Erken tanı ve uygun tedaviyle hastalık kontrol altında tutulabilir, ani kalp durması riski belirgin biçimde azaltılabilir ve pek çok hasta normal ya da normale yakın bir yaşam sürdürebilir.
Belirtileri
Hipertrofik kardiyomiyopati olan kişilerin önemli bir bölümü uzun süre hiçbir belirti yaşamaz. Hastalık bazı kişilerde ilk kez aile taraması ya da başka bir nedenle yapılan kalp tetkikinde fark edilir. Belirtiler ortaya çıktığında ise genellikle fiziksel eforla ilişkilidir.
- Nefes darlığı. En sık görülen belirtidir. Kalp kası sertleştiğinden dolum aşamasında yeterince kanla dolamamasına ve kanın akciğerlere geri yığılmasına yol açabilir. Başlangıçta yalnızca egzersiz sırasında ortaya çıkar ancak ilerleyen dönemde istirahatte de belirginleşebilir.
- Göğüs ağrısı. Özellikle egzersiz sırasında ya da hemen ardından ortaya çıkar. Kalınlaşmış kas dokusu daha fazla oksijen ister ancak koroner damarlar bu artan ihtiyacı her zaman karşılayamayabilir. Bu durum göğüste baskı, sıkışma ya da ağrı hissine yol açabilir.
- Çarpıntı ve düzensiz kalp atışı. Kalınlaşmış ve sertleşmiş kalp kası ritim bozukluklarına zemin hazırlar. Atriyal fibrilasyon ve ventriküler ritim bozuklukları hipertrofik kardiyomiyopatide sık görülür. Kalbin hızlı, düzensiz ya da güçlü biçimde çarptığı hissedilebilir.
- Baş dönmesi ve sersemlik. Egzersiz sırasında ya da sonrasında beyne yeterli kan gitmediğinde baş dönmesi ve dengesizlik hissi ortaya çıkabilir.
- Bayılma. Özellikle egzersiz sırasında ya da hemen sonrasında gerçekleşen bayılma hipertrofik kardiyomiyopatide çok önemli bir uyarı işaretidir. Ciddi bir ritim bozukluğunun ya da kanın çıkışındaki önemli bir engelin belirtisi olabilir. Mutlaka ciddiye alınmalı ve vakit kaybetmeden değerlendirilmelidir.
- Yorgunluk. Kalp yeterince verimli çalışamadığında süregelen bir bitkinlik hissi oluşabilir. Egzersiz kapasitesi beklenenden belirgin biçimde düşük olabilir.
Ne Zaman Doktora veya Acile Başvurulmalı
Aşağıdaki belirtiler fark edildiğinde bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.
- Egzersiz sırasında ya da sonrasında ortaya çıkan nefes darlığı veya göğüs ağrısı
- Çarpıntı veya düzensiz kalp atışı hissi
- Açıklanamayan yorgunluk ve beklenenden düşük egzersiz kapasitesi
- Baş dönmesi veya sersemlik
Aşağıdaki durumlarda vakit kaybetmeden 112 aranmalıdır.
- Egzersiz sırasında ya da sonrasında bayılma veya bayılmak üzere olma hissi
- Ani ve şiddetli göğüs ağrısı
- Çok hızlı ya da çok düzensiz kalp atışı
- Ani ve şiddetli nefes darlığı
Nedenleri
Hipertrofik kardiyomiyopati neredeyse her zaman genetik bir değişiklikten kaynaklanır. Kalp kasının yapısal proteinlerini kodlayan genlerdeki değişiklikler kasın anormal biçimde büyümesine neden olur. Bu değişiklik çoğunlukla otozomal dominant kalıtım yoluyla aktarılır. Yani etkilenmiş bir ebeveynin çocuklarının her birinde hastalığı miras alma olasılığı yüzde elliye ulaşabilir.
Hastalıkla ilişkili birçok farklı gen değişikliği tanımlanmıştır. En sık etkilenen genler kalp kasının kasılmasında görev alan miyozin ve troponin gibi proteinleri kodlar. Aynı gen değişikliğini taşıyan aile bireylerinde bile hastalığın ciddiyeti ve görünümü belirgin biçimde farklılaşabilir. Bu nedenle genetik test pozitif çıkan kişilerin mutlaka düzenli kardiyoloji takibine girmesi önemlidir.
Hipertrofik kardiyomiyopatide kalp kasının nasıl bu kadar farklı kalınlaşabildiği hâlâ tam anlamıyla anlaşılamamıştır. Kas kalınlığı kişiden kişiye çok değişkendir; bazılarında yalnızca hafif bir kalınlaşma varken bazılarında çok belirgin bir büyüme söz konusu olabilir. Bu farklılık hem belirtileri hem de riski doğrudan etkiler.
Risk Faktörleri
Hipertrofik kardiyomiyopatinin neredeyse tamamı genetik nedenlidir. Bu nedenle en önemli risk faktörü ailede bu hastalığın bulunmasıdır.
- Ailede hipertrofik kardiyomiyopati öyküsü. Anne, baba, kardeş ya da çocukta hipertrofik kardiyomiyopati tanısı varsa risk yüzde elli civarındadır. Aile bireylerinin taranması bu nedenle büyük önem taşır.
- Genetik test pozitifliği. Hastalıkla ilişkili bir gen değişikliği saptanan kişilerde henüz kalp kasında belirgin bir değişiklik olmasa bile düzenli takip gerekmektedir. Hastalık ilerleyen yaşlarda ortaya çıkabilir.
- Genç erkek cinsiyet. Hipertrofik kardiyomiyopati her cinsiyette görülmekle birlikte ani kalp durması riski erkeklerde ve özellikle genç aktif bireylerde daha yüksektir.
- Yüksek yoğunluklu egzersiz alışkanlığı. Hastalığın bilinmediği kişilerde yoğun ve yarışmacı spor ani kalp durması riskini artırabilir. Bu nedenle ailede hipertrofik kardiyomiyopati öyküsü olan ya da uyarı belirtileri yaşayan sporcularda değerlendirme özellikle önemlidir.
Tanısı
Hipertrofik kardiyomiyopati tanısı klinik değerlendirme, görüntüleme ve laboratuvar testlerinin bir arada kullanılmasıyla konur. Pek çok hastada tanı aile taraması ya da başka bir nedenle yapılan tetkik sırasında tesadüfen konulur. Tanı sürecinin amacı yalnızca hastalığı doğrulamak değil, aynı zamanda kanın çıkışında engel olup olmadığını, ritim bozukluklarının varlığını ve ani kalp durması riskini değerlendirmektir.
- Tıbbi öykü ve fizik muayene. Belirtilerin ne zaman başladığı ve hangi durumlarda arttığı sorgulanır. Ailede hipertrofik kardiyomiyopati, açıklanamayan ani kalp ölümü ya da genç yaşta kalp yetmezliği öyküsü özellikle önemlidir. Fizik muayenede kalp dinlenirken karakteristik bir üfürüm duyulabilir. Bu üfürüm kanın çıkış yolunda oluşan türbülanstan kaynaklanır ve ayağa kalkmayla ya da Valsalva manevrası sırasında belirginleşmesi hipertrofik kardiyomiyopatiye özgü bir bulgudur.
- Kalp ultrasonografisi (ekokardiyografi). Tanının temel taşıdır. Sol ventrikül duvar kalınlığını milimetre hassasiyetiyle gösterir. On beş milimetre ya da üzerinde bir duvar kalınlığı tanı için güçlü bir bulgu olarak kabul edilir. Kanın çıkış yolunda engel olup olmadığını ve engelin derecesini ölçer. İstirahat halindeyken engel olmayabilir; bu durumda Valsalva manevrası ya da egzersiz sırasında ölçüm tekrarlanabilir. Mitral kapağın anormal hareketi de değerlendirilir; hipertrofik kardiyomiyopatide mitral kapak sistolde ileri doğru hareket ederek çıkış yolunu daha da daraltabilir. Kalbin dolum özelliklerini ve sol atriyum boyutunu da ortaya koyar.
- EKG. Hipertrofik kardiyomiyopatide EKG neredeyse her zaman anormaldir ve bu durum tanıya önemli bir ipucu sağlar. Sol ventrikül kalınlaşmasına bağlı voltaj artışı, derin T dalgası tersleşmeleri ve Q dalgası anormallikleri sık görülen bulgulardır. EKG tamamen normal görünse de bu hipertrofik kardiyomiyopatiyi dışlamaz; görüntüleme yöntemleriyle değerlendirme şarttır.
- Holter monitör. 24 saat ya da daha uzun süre taşınan taşınabilir EKG cihazıdır. Günlük yaşam sırasında ortaya çıkan ritim bozukluklarını kaydeder. Atriyal fibrilasyon hipertrofik kardiyomiyopatide sık görülen ve ciddi bir ritim sorunudur. Bunun yanı sıra kısa süreli ventriküler taşikardi atakları da holter monitörle saptanabilir. Bu bulgular ani kalp durması riskinin değerlendirilmesinde ve tedavi kararında belirleyici rol oynar.
- Kalp MRI. Ekokardiyografinin tamamlayıcısı olarak kullanılır ve bazı kritik bilgileri çok daha ayrıntılı biçimde ortaya koyar. Kalınlaşmanın tam yerini ve yaygınlığını milimetre hassasiyetiyle gösterir. Geç gadolinyum tutulumu tekniğiyle kalp kasındaki fibrozis yani sertleşme ve yara dokusu alanlarını görünür kılar. Fibrozis varlığı ve yaygınlığı ani kalp durması riskiyle doğrudan ilişkilidir; bu bilgi ICD kararında belirleyici olabilir. Ekokardiyografide yeterli görüntü alınamayan hastalarda ya da cerrahi planlanan vakalarda özellikle önemlidir.
- Efor testi. Egzersiz sırasında kan basıncı, kalp hızı ve EKG izlenerek kalbin efor altındaki tepkisi değerlendirilir. Egzersizle kan basıncının düşmesi ya da yeterince yükselmemesi önemli bir uyarı işaretidir ve ani kalp durması riski açısından değerlendirilmesi gerekir. Aynı zamanda egzersizle tetiklenen ritim bozuklukları da saptanabilir. Egzersiz kapasitesini nesnel olarak ölçmede de kullanılır.
- Kan testleri. Standart kan testleri hipertrofik kardiyomiyopatinin doğrudan tanısında kullanılmaz. Ancak BNP ve NT-proBNP düzeyleri kalp üzerindeki baskıyı yansıtarak hastalığın ciddiyeti hakkında bilgi verir. Atriyal fibrilasyon varsa pıhtı riskini değerlendirmek için ek testler istenir.
- Genetik test ve aile taraması. Hipertrofik kardiyomiyopatide genetik test hem tanıyı desteklemek hem de aile taramasını yönlendirmek amacıyla önerilebilir. Kanda ya da tükürükte yapılan bu test hastalıkla ilişkili gen değişikliklerini araştırır. Genetik test pozitif çıkarsa birinci derece aile bireyleri yani anne, baba, kardeşler ve çocuklar kardiyoloji değerlendirmesinden ve ekokardiyografiden geçirilmelidir. Genetik test negatif çıksa bile klinikteki bulgular güçlüyse tanı geçerliliğini korur; iki bulgu birlikte değerlendirilmelidir.
- Elektrofizyoloji çalışması. Rutin olarak yapılmaz. Ancak holter ya da diğer testlerde belirgin ve tehlikeli ventriküler ritim bozuklukları saptandığında bu bozuklukların kaynağını ve yaygınlığını belirlemek amacıyla önerilebilir. Kalp içine ince elektrotlar yerleştirilerek elektrik sistemi ayrıntılı biçimde haritalandırılır.
Tedavisi
Hipertrofik kardiyomiyopati tedavisinin iki temel amacı vardır. Birincisi belirtileri hafifletmek ve yaşam kalitesini korumaktır. İkincisi ise ani kalp durması başta olmak üzere ciddi komplikasyonları önlemektir. Tedavi seçimi kanın çıkış yolunda engel olup olmadığına, belirtilerin ciddiyetine ve her hastanın bireysel risk profiline göre belirlenir.
İlaç Tedavisi
- Beta blokerler. Hipertrofik kardiyomiyopatide ilk tercih edilen ilaçlardır. Kalp hızını yavaşlatır ve kalbin diyastol fazında yani dolum aşamasında daha uzun süre kalmasını sağlar. Bu sayede kalp odacığına daha fazla kan dolar. Hem belirtileri azaltır hem de kanın çıkış yolundaki engeli hafifletebilir. Düşük dozda başlanarak kademeli olarak artırılır.
- Verapamil. Kalsiyum kanal blokeri grubundan bir ilaçtır. Beta bloker kullanılamayan ya da yeterli yanıt alınamayan hastalarda tercih edilir. Kalp kasının kasılma gücünü ve kalp hızını düzenleyerek dolumu iyileştirir ve belirtileri hafifletir. Beta bloker ile birlikte kullanılmaz.
- Dizopiramid. Kalp kasının kasılma kuvvetini azaltarak çıkış yolundaki engeli doğrudan hafifletebilen özel bir antiaritmik ilaçtır. Tek başına değil, genellikle beta bloker ya da verapamil ile birlikte kullanılır. Özellikle ilaç tedavisine rağmen çıkış yolundaki engeli süren ve belirtileri devam eden hastalarda eklenir.
- Mavakamten. Kalp kasının aşırı kasılmasını moleküler düzeyde hedef alan yeni nesil bir ilaçtır. Miyozin inhibitörü olarak çalışır ve kalınlaşmış kasın aşırı güçlü kasılmasını azaltır. Klinik çalışmalar bu ilacın çıkış yolundaki engeli belirgin biçimde azalttığını ve hem belirtileri hem de egzersiz kapasitesini iyileştirdiğini göstermiştir. İlaç tedavisine yeterince yanıt veremeyen hastalarda ya da cerrahi öncesinde tercih edilebilir. Düzenli ekokardiyografi takibi gerektirir.
- Ritim bozukluklarına yönelik ilaçlar. Atriyal fibrilasyon hipertrofik kardiyomiyopatide sık görülen ve ciddi bir ritim sorunudur. Kalp hızını kontrol etmek ya da normal ritmi sürdürmek için ilaçlar kullanılabilir. Atriyal fibrilasyon aynı zamanda pıhtı oluşumu ve felç riskini artırdığından kan sulandırıcı tedavi çoğunlukla zorunlu olur.
Girişimsel Tedaviler
- Septal miyektomi. Kanın çıkış yolundaki engelin ilaç tedavisiyle yeterince kontrol altına alınamadığı ve belirtilerin ağır olduğu hastalarda uygulanan açık kalp ameliyatıdır. Cerrah kalp içinden iki odacık arasındaki bölmenin kalınlaşmış bölümünden küçük bir kas parçasını çıkarır. Bu işlem çıkış yolunu genişletir ve engeli büyük ölçüde ortadan kaldırır. Deneyimli merkezlerde yapıldığında çok iyi ve kalıcı sonuçlar verir. Dünya genelinde hipertrofik kardiyomiyopatide altın standart girişimsel tedavi olarak kabul edilmektedir. Pek çok hastada ameliyat sonrasında belirtiler büyük ölçüde ya da tamamen geçer.
- Alkol septal ablasyon. Ameliyata uygun olmayan ya da ameliyatı tercih etmeyen hastalarda uygulanan kateter temelli bir yöntemdir. Kasıktan ya da bilekten ince bir kateter kalbe kadar ilerletilir. Bu kateter aracılığıyla kalınlaşmış kas bölgesini besleyen küçük bir damara çok az miktarda saf alkol verilir. Alkol o küçük bölgedeki kalp kasını kontrollü biçimde zayıflatır ve zamanla bu bölgede küçük bir enfarktüs alanı oluşur. Çıkış yolundaki engel birkaç hafta ile birkaç ay içinde azalır. Septal miyektomiye kıyasla daha az invazivdir ve hastanede kalış süresi daha kısadır. Ancak her hasta için uygun değildir; kalp bloğu riski de gözetilmelidir. Hangi yöntemin tercih edileceğine hastanın anatomisi ve klinik durumu gözetilerek deneyimli bir ekip karar vermelidir.
Ani Kalp Durmasını Önleme
- Kardiyoverter defibrilatör (ICD). Göğüs altına yerleştirilen ve kalp ritmini sürekli izleyen küçük bir cihazdır. Hayatı tehdit eden ventriküler fibrilasyon ya da ventriküler taşikardi algılandığında otomatik olarak elektrik şoku vererek kalbi normal ritmine döndürür. Hipertrofik kardiyomiyopatide ani kalp durması riskini artıran çeşitli faktörler vardır. Bunlar arasında daha önce ani kalp durması geçirmiş olmak, ailede ani kalp ölümü öyküsü, çok belirgin duvar kalınlığı, egzersiz sırasında kan basıncının yükselmemesi, sık ventriküler ritim bozuklukları ve kalp MRI'da yaygın fibrozis görülmesi sayılabilir. ICD kararı bu faktörlerin bütünü değerlendirilerek verilir. Kalıcı olarak yerleştirilir ve pil ömrü dolduğunda değiştirilir.
Egzersiz Kısıtlaması
Hipertrofik kardiyomiyopatide yüksek yoğunluklu ve yarışmacı spor ani kalp durması riskini artırdığından genellikle önerilmez. Bu kısıtlama belirtisi olan ya da olmayan tüm hastalar için geçerlidir. Hangi tür fiziksel aktivitenin güvenli olduğuna kardiyologunuz karar verecektir. Kendini iyi hissediyorum diye bu kararı kendi başınıza vermeyin.
Komplikasyonları
Hipertrofik kardiyomiyopati tedavi edilmezse ya da yeterince kontrol altına alınamazsa ciddi komplikasyonlara yol açabilir.
- Ani kalp durması. En korkulan komplikasyondur. Hipertrofik kardiyomiyopati genç ve aktif bireylerde ani kalp durmasının en sık nedenlerinden biridir. Hastalığın bilinmediği ya da tanısının konulmadığı kişilerde ilk belirti ani kalp durması olabilir. Bu nedenle aile taraması çok büyük önem taşır.
- Atriyal fibrilasyon. Kalınlaşmış ve sertleşmiş kalp kasında ritim bozuklukları sık gelişir. Atriyal fibrilasyon hipertrofik kardiyomiyopatisi olan kişilerde hem çarpıntı ve nefes darlığına hem de felç riskinin artmasına yol açabilir. Bu durum hem tedavi hem de kan sulandırıcı kullanımı açısından ayrı bir değerlendirme gerektirir.
- Kalp yetmezliği. Pek çok hasta uzun yıllar boyunca herhangi bir sorun yaşamazken bir kısım hastada zamanla kalp yetmezliği gelişebilir. Kalınlaşmış kas sertleşerek yeterince kanla dolamamaya başlar ya da nadir durumlarda kasılma gücü de azalır.
- İnme ve felç. Atriyal fibrilasyona bağlı olarak kalp içinde pıhtı oluşabilir. Bu pıhtılar beyne giderse felce yol açabilir. Bu risk kan sulandırıcı tedaviyle azaltılabilir.
- Mitral kapak yetmezliği. Hipertrofik kardiyomiyopatide mitral kapak normal olmayan bir konumda çalışabilir. Bu durum kanın bir kısmının geri kaçmasına ve hem belirtilerin hem de kalp üzerindeki yükün artmasına neden olabilir.
Yaşam Tarzı
Hipertrofik kardiyomiyopati çoğu kişide kontrol altında tutulabilen ve normal bir yaşam sürmeyi mümkün kılan bir hastalıktır. Ancak bazı önemli noktalara dikkat etmek hem güvenliği hem de uzun vadeli sonuçları doğrudan etkiler.
Egzersiz ve Spor
Hipertrofik kardiyomiyopatide egzersiz konusu dikkatle ele alınmalıdır. Yüksek yoğunluklu ve yarışmacı spor ani kalp durması riskini artırabileceğinden bu tür aktiviteler genellikle önerilmez. Bu kısıtlama yalnızca belirtisi olan kişiler için değil, belirtisi olmayan ancak tanı almış herkes için geçerlidir.
Öte yandan tamamen hareketsiz kalmak da doğru değildir. Hafif ve orta yoğunlukta aktiviteler yani yürüyüş, yoga ve hafif bisiklet gibi egzersizler çoğu hasta için güvenli olabilir. Hangi aktivitelerin ve ne yoğunlukta egzersizin sizin için uygun olduğuna kardiyologunuz karar vermelidir.
Dehidrasyon ve Aşırı Sıcaktan Kaçınmak
Hipertrofik kardiyomiyopatide, özellikle çıkış yolunda engel olan hastalarda, vücuttan sıvı kaybı durumu kötüleştirebilir. Dehidrasyon kanın hacmini azaltır ve kalbin dolumunu daha da zorlaştırabilir. Sıcak havalarda, egzersiz sırasında ve grip ya da ishal gibi hastalıklarda yeterli sıvı almaya özen gösterin. Aşırı sıcak ortamlar ve uzun süreli sıcak banyo da bu açıdan riskli olabilir.
İlaç Kullanımı
Hipertrofik kardiyomiyopatide bazı yaygın ilaçlar durumu kötüleştirebilir. Özellikle kan damarlarını genişleten ilaçlar, bazı tansiyon ilaçları ve yüksek doz nitrat içeren ürünler çıkış yolundaki engeli artırabilir. Herhangi bir ilaç başlanmadan ya da bırakılmadan önce mutlaka kardiyologunuza danışın. Başka bir sağlık sorunu için tedavi alacaksanız hipertrofik kardiyomiyopati tanınızı ilgili doktora belirtin.
Ailede Tarama
Hipertrofik kardiyomiyopati kalıtsal bir hastalık olduğundan birinci derece aile bireylerinin yani anne, baba, kardeşler ve çocukların kardiyoloji değerlendirmesinden ve kalp ultrasonografisinden geçmesi önerilir. Bu tarama ideali ile her beş yılda bir ve büyümekte olan çocuklarda daha sık tekrarlanmalıdır. Hastalık ilerleyen yaşlarda da ortaya çıkabildiğinden tek bir negatif sonuç taramayı sonlandırmaz. Genetik test pozitif bulunan aile bireylerinde daha düzenli izleme gerekmektedir.
Duygusal İyileşme
Genç yaşta konulan bir kardiyomiyopati tanısı kişi ve ailesi üzerinde önemli bir psikolojik yük oluşturabilir. Sporu bırakmak zorunda kalmak, anlık bilinç kaybı yaşamış olmak ya da ani ölüm riskini öğrenmek kaygı ve depresyona zemin hazırlayabilir. Bu duyguları paylaşmak ve gerektiğinde profesyonel destek almak iyileşme sürecinin önemli bir parçasıdır.
Düzenli Takip
Hipertrofik kardiyomiyopati düzenli izlem gerektiren bir hastalıktır. Kalp ultrasonografisi ve EKG ile duvar kalınlığı, çıkış yolundaki engel ve ritim periyodik olarak değerlendirilir. Holter monitör gerekirse tekrarlanır. Ani kalp durması riskini yeniden değerlendirmek için yılda en az bir kontrol önerilir. Aşağıdaki belirtilerden herhangi biri gelişirse doktorunuzu arayın ya da acile gidin.
- Egzersiz sırasında ya da sonrasında bayılma veya bayılmak üzere olma hissi
- Yeni başlayan ya da giderek artan göğüs ağrısı veya nefes darlığı
- Çarpıntı ya da çok hızlı kalp atışı
- Açıklanamayan baş dönmesi ya da sersemlik
Randevuya Hazırlanma
Hipertrofik kardiyomiyopati tanısıyla doktora gitmeden önce hazırlıklı olmak hem doğru tanıya hem de size en uygun tedaviye ulaşmayı kolaylaştırır.
Yapabilecekleriniz
- Belirtilerin ne zaman başladığını ve hangi durumlarda arttığını not edin. Egzersizle ilişkisi özellikle önemlidir.
- Daha önce bayılma ya da bayılmak üzere olma yaşadıysanız mutlaka belirtin.
- Ailede hipertrofik kardiyomiyopati, açıklanamayan ani kalp ölümü ya da genç yaşta kalp yetmezliği öyküsü varsa paylaşın.
- Kullandığınız tüm ilaçları, takviyeleri ve bitkisel ürünleri listeleyin.
- Spor alışkanlıklarınızı ve ne tür aktiviteler yaptığınızı aktarın.
- Sorularınızı önceden yazın.
Doktorunuza Sorabileceğiniz Sorular
- Çıkış yolumda engel var mı ve ne kadar belirgin?
- Benim için ani kalp durması riski ne düzeyde?
- Kalp ritmi cihazı (ICD) takılması gerekiyor mu?
- Hangi ilaçlar benim için uygun?
- Septal miyektomi ya da alkol septal ablasyon seçenek olabilir mi?
- Egzersiz yapabilir miyim ve hangi aktiviteler benim için güvenli?
- Aile bireylerimin taranması gerekiyor mu?
- Kaçınmam gereken ilaçlar var mı?
- Ne sıklıkla kontrol olmam gerekiyor?
Doktorunuzun Size Sorabileceği Sorular
- Belirtiler ne zaman başladı ve egzersizle ilişkisi var mı?
- Daha önce bayıldınız mı ya da bayılmak üzere oldunuz mu?
- Ailede hipertrofik kardiyomiyopati ya da genç yaşta açıklanamayan kalp ölümü var mı?
- Ne tür spor yapıyorsunuz ve ne yoğunlukta?
- Hangi ilaçları kullanıyorsunuz?
- Daha önce kalp ritmi bozukluğu yaşadınız mı?
- Gebelik planlıyor musunuz?
1- Hypertrophic cardiomyopathy https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/32309534/
2- Hypertrophic cardiomyopathy: a review https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/25695573/
3- Hypertrophic Cardiomyopathy: A Review https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/33295458/
4- Diagnosis and Evaluation of Hypertrophic Cardiomyopathy https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/35086660/
5- 2020 AHA/ACC Guideline for the Diagnosis and Treatment of Patients With Hypertrophic Cardiomyopathy https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/33215931/
6- Hypertrophic cardiomyopathy (review) https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/28084957/