Genel Bakış

Kalp krizi, kalp kasına kan taşıyan damarlardan birinin tıkanması sonucunda o bölgedeki kalp kasının hasar görmesidir. Kalp sürekli çalışan bir kastır ve bu çalışmayı sürdürebilmek için koroner arterler aracılığıyla sürekli kan ve oksijen alması gerekir. Bu damarlardan biri tıkandığında etkilenen bölgeye kan gidemez; ne kadar erken müdahale edilirse o kadar az kalp kası hasar görür.

Kalp krizi tıbbi bir acildir ve her geçen dakika önemlidir. Türkiye'de ve dünyada önde gelen ölüm nedenleri arasında yer almaya devam etmektedir.

Kalp krizinin belirtileri her zaman şiddetli ve ani olmayabilir. Özellikle kadınlarda ve diyabetli bireylerde belirtiler çok daha hafif ya da farklı biçimlerde kendini gösterebilir. Bu nedenle olası belirtileri tanımak ve şüphe anında gecikmeden 112'yi aramak kritik önem taşır.

Kalp Krizi Türleri

Kalp krizleri, tıkanıklığın derecesine ve etkilenen damara göre farklı türlere ayrılır. Bu ayrım hem aciliyeti hem de tedavi yaklaşımını doğrudan belirler.

  • STEMI (ST yükselmeli miyokard enfarktüsü). En ciddi kalp krizi türüdür. Koroner arterlerden biri tamamen tıkanmıştır ve etkilenen bölgeye hiç kan gitmez. EKG'de belirgin değişiklikler görülür. Tıkalı damarın mümkün olan en kısa sürede açılması gerekir; her dakika kritik öneme sahiptir.
  • NSTEMI (ST yükselmesiz miyokard enfarktüsü). Damar tam tıkalı değildir ancak ciddi ölçüde daralmıştır ve kan akışı önemli ölçüde azalmıştır. STEMI kadar acil olmasa da hızlı değerlendirme ve tedavi gerektirir.
  • Sessiz kalp krizi. Bazı kişilerde, özellikle diyabetli bireylerde ve kadınlarda, kalp krizi çok hafif belirtilerle ya da hiç belirti vermeden geçebilir. Kişi yalnızca yorgunluk, hafif nefes darlığı ya da sindirim şikayeti fark edebilir. Bu tür kalp krizleri sonradan yapılan tetkiklerde tesadüfen fark edilebilir.

Belirtileri

Kalp krizinin belirtileri kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Bazı belirtiler çok ani ve şiddetli başlarken bazıları yavaş yavaş gelişip saatler içinde kötüleşebilir.

Kalp krizinin başlıca belirtileri şunlardır:

  • Göğüste ağrı, baskı veya sıkışma hissi. En sık görülen belirtidir. Göğsün ortasında ya da solunda bir baskı, sıkışma ya da ağırlık hissi oluşabilir. Bu his birkaç dakikadan uzun sürebilir ya da gelip geçebilir. Bazı kişiler bunu ağrı olarak değil, yanma ya da dolgunluk hissi olarak tarif edebilir.
  • Ağrının kola, çeneye, boyuna ya da sırta yayılması. Göğüs ağrısı sol kola, omzuna, çeneye, boyuna ya da sırta yayılabilir. Özellikle sol kola yayılma kalp kriziyle güçlü biçimde ilişkilidir.
  • Nefes darlığı. Göğüs ağrısıyla birlikte ya da tek başına ortaya çıkabilir. Özellikle kadınlarda nefes darlığı ön planda olabilir.
  • Soğuk terleme. Ani soğuk terleme, özellikle göğüs ağrısıyla birlikte görüldüğünde önemli bir uyarı işaretidir.
  • Bulantı ve kusma. Özellikle kadınlarda ve kalbin alt bölümünü etkileyen kalp krizlerinde bulantı ve kusma ön planda gelebilir; bazen mide sorunu olarak karıştırılabilir.
  • Baş dönmesi ve bayılma hissi. Kalbin yeterince kan pompalayamaması beyne giden kan akışını azaltabilir ve baş dönmesi ya da bayılma hissine yol açabilir.
  • Aşırı yorgunluk ve halsizlik. Özellikle kadınlarda kalp krizi günler hatta haftalar öncesinde olağandışı yorgunluk şeklinde kendini gösterebilir.

Belirtiler şu gruplarda daha hafif ya da farklı seyredebilir:

  • Kadınlarda göğüs ağrısı daha az belirgin olabilir; bunun yerine bulantı, sırt ağrısı, çene ağrısı ve yorgunluk daha ön planda gelebilir.
  • Diyabetli kişilerde sinir hasarı nedeniyle ağrı hissi azalabileceğinden kalp krizi hiç ağrı olmaksızın geçebilir.
  • Yaşlı bireylerde belirtiler daha silik olabilir ve yalnızca yorgunluk ya da nefes darlığı şeklinde kendini gösterebilir.

Ne Zaman 112 Aranmalı

Kalp krizi şüphesinde her dakika önemlidir. Aşağıdaki belirtilerden birini ya da birkaçını yaşıyorsanız hemen 112'yi arayın:

  • Birkaç dakikadan uzun süren göğüs ağrısı, baskı ya da sıkışma hissi
  • Göğüs ağrısının kola, çeneye, boyuna ya da sırta yayılması
  • Göğüs ağrısıyla birlikte soğuk terleme, bulantı ya da baş dönmesi
  • Açıklanamayan ani nefes darlığı
  • Bayılma ya da bilinç kaybı

Kendiniz araba kullanarak hastaneye gitmeyin. Ambulans ekibi yolda müdahale edebilir ve hastaneyi önceden hazırlayabilir; bu da tedaviye geçiş süresini önemli ölçüde kısaltır.

Aspirine alerjiniz yoksa ve daha önce doktorunuz aspirin almayın demediyse 112'yi beklerken 300 mg aspirin çiğneyebilirsiniz. Ancak öncelik her zaman 112'yi aramaktır.

Nedenleri

Kalp krizlerinin büyük çoğunluğu, yıllar içinde koroner arterlerde gelişen ateroskleroz sürecinin bir sonucudur.

  • Ateroskleroz ve plak oluşumu. Yıllar içinde koroner arterlerin iç duvarında kolesterol ve yağlı maddeler birikerek plak adı verilen yapılar oluşturur. Bu plaklar damarı daraltır ve kan akışını kısıtlar. Bir plak yırtıldığında ya da çatladığında üzerinde hızla pıhtı oluşur ve damarı tamamen tıkayabilir. Bu ani tıkanma kalp krizidir.
  • Koroner arter spazmı. Nadir durumlarda koroner arter belirgin bir tıkanıklık olmaksızın ani bir spazm geçirebilir ve kan akışı geçici olarak durabilir. Bu tablo özellikle sigara kullanan ya da uyuşturucu madde kullanan genç kişilerde görülebilir.
  • Spontan koroner arter disseksiyonu (SCAD). Özellikle genç kadınlarda görülebilen bu nadir durumda koroner arterin iç duvarı kendiliğinden yırtılarak kan akışını engeller. Bilinen klasik risk faktörleri olmayan genç kadınlarda kalp krizinin nedenlerinden biri olabilir.

Risk Faktörleri

Kalp krizi için bazı risk faktörleri değiştirilemez olmakla birlikte pek çoğu yaşam tarzı değişiklikleri ve tedaviyle kontrol altına alınabilir.

Değiştirilemeyen risk faktörleri şunlardır:

  • İleri yaş. Erkeklerde 45, kadınlarda 55 yaşından sonra kalp krizi riski belirgin biçimde artar.
  • Erkek cinsiyet. Erkekler kadınlara kıyasla daha erken yaşlarda kalp krizi geçirebilir. Kadınlarda menopoz sonrasında risk hızla artar.
  • Aile öyküsü. Birinci derece akrabalarda 55 yaşından önce kalp hastalığı ya da kalp krizi öyküsü kişisel riski artırır.

Değiştirilebilir risk faktörleri şunlardır:

  • Sigara kullanımı. Koroner arterlere doğrudan zarar verir, plak oluşumunu hızlandırır ve pıhtılaşma eğilimini artırır. Kalp krizi için en önemli önlenebilir risk faktörlerinden biridir.
  • Yüksek tansiyon. Kontrol altına alınmayan hipertansiyon koroner arterlerin duvarlarını zayıflatır ve plak oluşumunu kolaylaştırır.
  • Yüksek kolesterol. Özellikle LDL kolesterolünün yüksek olması plak oluşumunu hızlandırır. HDL kolesterolünün düşük olması da riski artırabilir.
  • Diyabet. Yüksek kan şekeri koroner arterlere zarar verir ve kalp krizi riskini iki ila dört kat artırabilir.
  • Obezite. Fazla kilo hem kalp üzerinde doğrudan yük oluşturur hem de hipertansiyon, diyabet ve yüksek kolesterol gibi diğer risk faktörlerini artırır.
  • Hareketsiz yaşam. Fiziksel aktivite eksikliği birçok kardiyovasküler risk faktörünü olumsuz etkiler.
  • Kronik stres ve depresyon. Kronik stres kan basıncını yükseltebilir ve pıhtılaşma eğilimini artırabilir. Depresyonun da kalp krizi riskiyle ilişkili olduğu düşünülmektedir.
  • Aşırı alkol tüketimi. Düzenli ve fazla miktarda alkol tüketimi tansiyonu artırabilir ve kalp kasına zarar verebilir.
  • Uyku apnesi. Tedavi edilmemiş uyku apnesi gece boyunca oksijen düşüşlerine yol açar ve kalp üzerinde ek bir yük oluşturur.

Komplikasyonları

Kalp krizi geçiren kişilerde, özellikle tedavi geciktiğinde ya da büyük bir kalp kası alanı etkilendiğinde, çeşitli komplikasyonlar gelişebilir.

  • Kalp yetmezliği. Kalp krizinin bıraktığı hasar kalbin pompalama gücünü azaltabilir. Etkilenen alan büyüdükçe kalp yetmezliği gelişme riski artar. Nefes darlığı, yorgunluk ve bacak şişliği belirtileri arasında yer alabilir.
  • Ritim bozuklukları. Kalp krizinin ardından kalbin elektriksel sistemi bozulabilir ve çeşitli ritim bozuklukları gelişebilir. Bazıları geçici ve hafif olabilirken bazıları hayatı tehdit edebilir.
  • Kardiyojenik şok. Çok büyük bir kalp krizinde kalp yeterince kan pompalayamaz hale gelebilir; kan basıncı kritik biçimde düşer ve organlar yeterince kan alamaz. Acil yoğun bakım gerektiren çok ciddi bir tablodur.
  • Kalp duvarında yırtılma. Nadiren kalp krizinin bıraktığı hasar kalp kasının bir bölümünün yırtılmasına yol açabilir. Bu çok ciddi ve acil bir komplikasyondur.
  • Pıhtı oluşumu ve inme. Kalp krizinin ardından kalp içinde pıhtı oluşabilir ve bu pıhtılar beyne giderek inmeye yol açabilir.
  • Depresyon ve anksiyete. Kalp krizi geçirenlerin önemli bir kısmında depresyon ve kaygı bozukluğu görülebilir. Bu durum tedavi uyumunu ve uzun vadeli iyileşmeyi etkileyebilir; psikolojik destek bu nedenle iyileşme sürecinin önemli bir parçasıdır.
Paylaş:

1- Fourth Universal Definition of Myocardial Infarction (2018) https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/30153967/

2- 2023 ESC Guidelines for the management of acute coronary syndromes https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/37622654/

3- Pathophysiology of Myocardial Infarction https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/26426469/

4- Management of acute coronary syndrome https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/38032511/

5- Review of Current Management of Myocardial Infarction https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/40944000/